Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tomruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şalban, Tir - Düz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru, Sade, Pürüzsüz, Alan, Bozkır, Direkt, Ova, Yalçın, Yalın, Müstevi
- Azadetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koyuvermek, Serbest Bırakmak, Özgür Kılmak
- Hüsran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar, Ziyan
- Özümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mal Etmek, Temsil Etmek
- Abdarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Letafetlilik, Sululuk, Şıralılık, Taravetlilik
- Kıpırdanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıpırdamak
- Tenezzüh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezinti
- Aylık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maaş, Mahiye
- Allık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Al
- İmarsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındırsız
- Eksen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizgi, Dingil, Mihver, Ok
- Dağıtılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feshedilmek, Tevzi Edilmek
- Ayaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaide
- Mezeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çerezci
- Işıksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karanlık
- Erzan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ucuz
- Salak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmak, Aptal, Dingil, Bön
- Hafriyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazı
- Harmandalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş
- Şişman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kök, Semiz, Şişko, Tulum, Yoğun, Mülahham
- Sekendiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Satürn, Zühal
- Yalpalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irgalanmak
- Muzip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takılgan, Şakacı, Zarafatçıl
- Yamuk Yumuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yamru Yumru
- Okluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadak
- Soyağacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şecere
- Aç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksul, Fakir, Parasız, Haris, Hevesli, Dilenci, Karnıboş, Kâsıp, Muhtaç, Sefil, Yalanaç, Yurtsuz
- Maneviyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgüç, Moral
- Laşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Leş, Öleş
- Yok Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Bağlamak, Gidermek, Kavurmak, Kazımak, Kırışmak, Kırmak, Mahvetmek, Silmek, Temizlemek, Yırtmak
- İndikatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterge
- Katışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harç, Karışık, Karma, Melez, Mahlut
- Geçimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedreftar, Huysuz, Şirret, Yola Gitmeyen, Kavgacı
- Kırmızılaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızarmak
- Bayağılaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adileşmek, Kötüleşmek, İnmek, Düşmek
- Otosansür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdenetim
- Okuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davetiye
- Kakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtmek, Vurmak, Batırmak
- Filvaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten, Vakıa
- Müteahhit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklenici, Bağıtçı, Üstlenici, Üstenci
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü