Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ketmenlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapalamak - Teali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükselme, Yücelme
- Zıvanasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçık
- Envai Çeşit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nevbenev
- Onaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Razı Olmak, Rıza Göstermek
- Yer Sıçanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köstebek
- İmtihan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denemek, Sınamak
- İlke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Prensip, Kural, Yöntem, Esas, Umde, Unsur, Öge, Temel, Kanış
- Daktilograf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daktilo
- Koza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Barama, Kozalak
- Heyelan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçük, Uçkun, Toprak Kayması, Kayşa
- Kabahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suç, Kusur, Hata, Töhmet
- Takribî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kararlama, Yaklaşık
- Katmerleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Çoğalmak
- Zorunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecburiyet, Zorunluluk
- Donanma Gecesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donanma
- Hayal Gücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhayyile
- Kontrol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetçi, Denetim, Muayene, Nezaret, Yoklama, Denetleme
- Melik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakan, Hükümdar, Padişah, Kral
- Maşuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevgili
- Şartlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşullamak
- Maneviyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgüç, Moral
- Çömelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökmek
- Çeşitkenar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokgen
- Vukuf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bacarıklık, Bilgi, Bilik, Anlama, Bilme
- Münekkitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirmenlik
- At Bakıcısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyis
- Muzaffer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yengici, Yenmiş, Üstünlük Elde Etmiş, Utkulu, Utkan
- Yalnızca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ancak, Sadece, Salt, Sırf, Tek, Yalnız
- Vücutlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri
- Ayyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcı, Hilekâr
- Abd kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köle, Kul
- Onulmaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz
- Besbelli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Apaçık, Şüphesiz, Pek Belli, Görünüşe Göre
- İlerlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmek, Kalkınmak, Yürümek
- Nan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekmek
- Bastırık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük
- Teslim Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Devretmek, Terk Etmek
- Mukaddesat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsallıklar
- Dolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komple, Meşgul, Yoğun
- Fevvare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıskiye
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü