Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sezmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Çıkarmak, Duymak, Görmek, Hissetmek, Fark Etmek, Kestirmek, Duyumsamak - Karıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Deşelemek, Deşmek, Dokunmak, Harmanlamak, İncelemek, Karmak, Katmak, Kurcalamak, Oynamak
- Çapalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bellemek, Ketmenlemek
- Diyalekt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lehçe
- Ekabir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükler, İleri Gelenler
- Kıl Kuyruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelimsiz, Zayıf, Züğürt
- Telâş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Endişe, Kargaşa, Kaygı, Sıkıntı, Tasa, İvecenlik
- Tartışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mübahase Etmek, Münakaşa Etmek
- Değiştirilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişik
- Şeker Renk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pek Yolunda Olmayan, Soğuk Bir Hava Esen (Ahbaplık İlgisi)
- Eşhas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şahıslar, Kişiler
- An kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lahza, Kıpı, Zihin, Dakika, Fırsat, Enstantane
- Niyetlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasarlamak
- Külliyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamen, Tamamıyla, Büsbütün
- Batış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gurup
- Telaşsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğukkanlı
- Arkalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, Arkasına Almak, Yüklenmek, Müzaheret etmek
- İmdat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medet, Yardım
- Epope kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Destan
- Nadanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehalet
- Şeffaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berrak, Saydam
- Moryana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarakotu
- İrrasyonel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usdışı
- Olanaksızlaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmkânsızlaştırmak
- Kargaşalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fesat, İhtilal, Fitne, Şuriş
- Irgalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanmak, Sarsılmak, Yalpalamak
- Havza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölge, Mıntıka, Tekne
- Avratağız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılıbık
- Vuzu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abdest
- Fen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, Bilim, Hile
- Kodak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aile, Odbaşı
- Çatlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak
- Ehlileştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehlî
- Hars kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekin, Kültür, Tarla Sürme
- Taptaze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gıcır Gıcır
- Şergil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haşarı, Yaramaz, Baş Belası
- Cins kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Çeşit, Garip, Kabil, Kök, Nev, Soy, Tuhaf, Tür, Zümre
- Mağrur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övünçlü, Gururlu, Kurumlu, Konur, Burnu Büyük
- Zecren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla, Zorlayarak
- Glayöl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuzgunkılıcı
- Şule kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alev, Yalım
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü