Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ceride kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gazete, Tutanak, Kayıt Defteri - Cihangir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fatih
- Bayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Hanım, Hatun, Kadın, Karı
- Başarısızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvaffakiyetsizlik
- Kaltaban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarlatan, Yalancı, Namussuz, Hileci
- İlerlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmek, Kalkınmak, Yürümek
- İçin İçin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli Gizli, Yavaş Yavaş, Açığa Vurmayarak
- Perdesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmaz
- Sağın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru, Sahih
- İndividüel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bireysel
- Aksırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksırık
- Mugayir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aykırı
- Molekül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Madde
- Bürük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duvak
- Somaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Porfir
- Salınım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Raks
- Genelleştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamim
- Savsöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Propaganda Sözü, Slogan
- Verese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mirasçılar, Kalıtçılar
- Keşif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulma, Bulgu, Tahmin, Açma, Buluş
- Kaşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damga, Mühür
- Fan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pervane, Vantilatör, Yelletke
- Futbol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayak Topu
- Tensel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cinsel
- Ulaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münakalat
- Sövme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalay, Küfür
- Ara Bozuculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fesat
- Zanaatkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanatkâr
- İlçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaza, Nahiye, Kaymakamlık
- Tem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tema, İzdem
- Bölge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesim, Mıntıka, Nahiye, Toprak
- Pek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Dayanıklı, Katı, Sağlam, Sert, Sıkı
- İzmihlal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökme
- Röportaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşüm, Mülakat, Söyleşi
- İyice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pir, Sıkı, Yakinen
- Aksatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsmak
- Hızla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Latilokum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokum
- Cezbetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayran Etmek, Göz Almak, Çekmek, Bağlamak, Etkilemek
- Kudurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfkelenmek
- Ateş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Od, Nar, Acı, Coşkunluk, Hınç, Hırs, Öfke, Tehlike
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü