Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dinamit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heyecan, Hırslı, Korkunç, Özlem, Tutku - Taaffün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kokuşma
- Beter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Berbat, Daha Kötü, Çok kötü
- Noktalama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenkit
- Cildiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deri Hastalıkları, Dermatoloji
- Taş Pamuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaya Lifi, Asbest
- Sandıkça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahfaza
- Pasak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kir
- Senkronik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşanlı
- Basmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bürümek, Çap Etmek, Çökmek, Kaplamak, Örtmek, Tabetmek, Vurmak
- Karahumma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tifo
- Ongun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verimli, Ağaç, Bayındır, Bol, Kutlu, Mesut, Mutlu, Totem, Arma, Bereketli, Feyizli, Mübarek
- Hukuki Mühlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müruruzaman
- Film kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanka
- Yükseklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrtifa, Yükselti
- Muktezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekli
- Tezgâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Piştahta, Tersane
- Merhale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Basamak, Derece, Konak, Menzil, Safha, Evre
- Kurmay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkânıharp
- Sümük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırtık, Kemik
- Müzaheret Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Desteklemek
- Kobay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denek
- Varlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevcudiyet, Zenginlik, Servet, Hayat, Mal, Mülk, Ömür, Para, Sermaye, Üzeri, Vücut, Varsıllık, Variyet, Önemli, Yararlı, Değerli, Popülasyon
- Çanak Yalayıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalkavuk
- Laf Cambazlığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demagoji
- Sarman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri, Büyük, Sarı Tüylü Kedi, Azman
- Savran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merdiven
- Patak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Kötek
- Kederli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılı, Acıklı, Tasalı
- Konjonktivite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Yangısı
- İgrofobi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teril Ürküsü
- Yanında Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Desteklemek, Yardımcı Olmak
- Zeval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabahat, Öğle, Sorumluluk, Suç, Bozulma, Yıkım, Son, Düşkünlük, Yok Olma, Yok Edilme
- Namlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünlü
- Sicilli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabıkalı, Müseccel
- Halas Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurtarmak
- Bakliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baklagiller
- Nemsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rutubetsiz, Terilsiz
- Dal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kol, Bölüm, Arka, Boyun, Branş, Budak, Çıplak, Ense, İhtisas, Omuz, Şube, Yalın, Birlik, Sırt, Düz
- Ret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirme, Kabul Etmeme, Uygun Bulmama, Geri Çevirme
- Beraberinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü