Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Rey Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirmek, Oy Vermek, Ses Vermek - Bateri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davul
- Irak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzak
- Bozdurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Hurdalamak
- Rüstik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köysel
- Yilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zamk
- Yelletke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fan, Vantilatör
- Duraksamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duraklamak, Tereddüt Etmek
- Tutulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutulmuş, Mevkuf
- İstifçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığımcılık
- Mahsuldarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Randıman, Verim
- Kapak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kap
- Emir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyruk, Ferman, İstek, Komut, Talimat
- Öğretici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Didaktik, Öğretmen
- İdrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hacet, Sidik, Çiş
- Abdesthane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayakyolu, Tuvalet
- Tulum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişman, Tombul, Tüp
- Şapalaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokatlamak
- Bihuzur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedirgin, Huzursuz
- Sefaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükelçilik, Elçilik
- Naip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vekil
- Haykırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nara
- Yakınlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etraf
- Çerenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farfara
- Bozulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arızalanmak, Ekşimek, İçerlemek, Kulumak, Sınmak, Yozlaşmak
- Taharetsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenabet
- Faizli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üremli
- Özge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başka, Diğer, Öbür, Yabancı, Yad
- Sadrazam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başbakan, Başvezir, Sadır
- Sert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berk, Demir, Dik, Haşin, Hırçın, Katı, Keskin, Kızgın, Pek, Sıkı, Ters, Sarsıcı, Hoşgörüsüz, Gönül Kırıcı
- Mutasarrıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullanıma
- Sinerji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görevdeşlik, Güç
- Kazançlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyi
- Uyrukluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabiiyet
- Yaslamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayamak, Dayak Olmak, Söykemek
- Sepi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dabaklık
- Şartlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşullanmak, Güdülenmek
- Primat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maymun
- Yolcu Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göndermek
- Serkeşlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafa Tutma
- Örtü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antika, Dam, Kap, Paravan, Tente
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü