Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Otonomi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özerklik, Muhtariyet - Şairlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ozanlık
- Çevirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeviri Yapmak, Döndürmek, İdare Etmek, İhata Etmek, Kuşatmak, Muhasaraya Almak, Sarmak, Tercüme Etmek, Vermek, Yönetmek
- Prensip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kural, İlke
- Selis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıcı
- Tefriş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşeme, Döşenme
- Korelâsyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgileşim
- Bahis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konu, Mevzu, Öcür, Söz, Laf
- Türkü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halk Ezgisi
- Paranoya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşkil, Şüphe, Kuşku
- Nevazil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezle, İngin, Duma
- Sütre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü, Perde
- Gamlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasalanmak, Kaygılanmak, Üzülmek
- Kullanılmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Bizzat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz, Kendi, Kendisi, Şahsen
- Mertlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiğitlik
- Saloz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salak
- Çakozlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak
- Cembiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hançer
- Gözdağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tehdit, Korkutma, Yıldırmak
- Ehemniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önem
- Eğer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şayet, Velev
- Güldürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komedi, Fars, Mizah
- İkmal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamlamak
- Hısım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akraba, Kohum, Dost
- Terlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğan
- Ör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çit, Perde, Havale
- Mızıldanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızıldanmak
- Berhava kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Yararsız
- Sergerde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Elebaşı
- Antidot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Panzehir
- Açıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ferahlatıcı, Güzelleştirici
- Handikap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pekent, Engel
- Pota kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manka
- Kutsallaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsamak
- Eğilimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstekli, Meyyal
- Eksper kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırtman, Bilir Kişi, Uzman
- Mübareze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Mücadele
- Güçsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âciz, Çelimsiz, Kof, Ölü, Pestil
- Göz Atmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Gezdirmek
- Hazırlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizmek, Kotarmak, Kurmak, Sağlamak, Tayyarlamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü