Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Koruncak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahfaza - Underground kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeraltı
- Yoldaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Dost, Eş, Yaren
- Dursuz Duraksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmadan
- Sanatkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanatçı, Ehil, Mahir, Usta, Zanaatkâr
- Birinci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlk, En İyi, En Önemli, Öncü
- Mevsim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürem, Zaman
- Lider kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önder, Reis, Şef, Kösem
- Uyruklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyruktan Olan
- Anlayışlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeki, Müdrik, Ferasetli, Ayık
- Süsler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezyinat
- Hevesli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aç, Heveskâr, İstekli, Tutku
- Musanna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurma
- Hürmetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müptezel
- Şartlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşullaşmak
- Buna Göre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Binaenaleyh
- Amil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etken, Etmen, Sebep, Faktör
- Amacıyla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçin
- Gril kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Izgara
- Hunhar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasap, Kana Susamış, Kan Dökücü
- Gıybet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekiştirme, Kötüleme, Kov, Kovculuk
- Çekiştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek
- Öncül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılavuz, Öncü
- Mefruşat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşeme, Döşemelik
- Görme Engelli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âmâ, Kör
- Suni Saç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peruk
- Suç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cürüm, Hata, Kabahat
- Çıyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hain
- Yargıevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahkeme
- Başarısızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvaffakiyetsizlik
- Döl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çocuk, Evlat, Nesil, Tohum, Yavru, Zürriyet
- Üs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Esas, Kök, Temel, Özek, Dayanak
- Sığın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alageyik
- Sakız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiklet, Ak Reçine
- Kent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köy, Şehir, Kasaba, Site
- Mağduriyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adaletsizlik, Haksızlık
- Savaşım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücadele
- Tağyir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Değiştirmek
- Başı Dumanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş
- Haleldar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Bozulmuş
- Karamsar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötümser, Üzgün, Bedbin, Olumsuz, Meyus, Pesimist
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü