Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Objektif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nesnel, Mercek - Taraftar Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak
- İncitmebeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanser
- Erk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İktidar, Kudret, Kuvvet, Nüfuz
- Yalaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arsız, Dalkavuk, Sırnaşık
- Ayazlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğumak, Donmak, Üşümek
- Yayla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Plato
- Mahsuben kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesabına
- İşlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atölye, Gömlek
- Sonbaharda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzün
- İtişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişmek
- Koşuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manzume, Nazım, Koşma, Şiir, Türkü
- Kabul Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Resepsiyon
- Cehre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğ, Pamuk
- Sarhoş Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olmak
- Şerefsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onursuzluk, Alçaklık
- Sosyete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cemiyet, Topluluk, Toplum, Zadegân
- Ulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koca, Yüce
- Tayfun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasırga, Tufan
- Debelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabalamak, Çırpınmak, Kımıldamak, Tepinmek
- Kareli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damalı, Damalı, Satrançlı
- Garip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acayip, Tuhaf, Yadırganan, Yabansı, İlginç, Yoksul, Kimsesiz, Abus, Cins, Gariban, Yabancı, Zavallı, Gurbette Yaşayan, Elgin
- Kök Salmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
- Tekabül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılamak
- Süreli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrî, Periyodik
- Poz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duruş, Çalım, Kurum, Süre
- Villa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köşk
- Veya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veyahut, Ya, Yahut
- Offline kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevrimdışı
- Mücrim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçlu
- Meridyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boylam
- Sığınma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İltica
- İrade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteme, Buyruk, Dilek, İstek, Buyrultu, İstem, İstenç
- Mevlâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Allah, Sahip, Malik, Efendi
- Yok Yoksul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fakir
- Cevaben kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanıt Olarak, Yanıtça
- Provokasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtma
- Kuvvetlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlenmek
- Ölçülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesaplı, Ilımlı, Kararlı, Ölçülmüş, Mutedil
- İfildemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürpermek
- Değmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgun
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü