Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Deformasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçimsizleşme - Kaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Set, Uçurum
- Primitivist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkelci
- Taun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veba
- Kovlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gammazlamak, Kötülemek
- Rölativizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağıntıcılık
- Kaybetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yitirmek, Yenilmek
- Out kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışarı
- Viran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkık, Harap, Berbat
- Tabankeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekecek
- Mukavelename kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözleşme
- Feza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök, Uzay
- Orta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ilımlı, Orantı, Tutarlı, Vasat
- Kumarcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumarbaz
- Çağrıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mübaşir
- Ser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş
- Delgeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delecek, Deşikaçan, Zımba
- Dahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ökeli, Bile, Da, Hatta, De
- Uğunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılmak, Savsaklamak
- Akılsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmaklık
- Kavga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dövüş, Cenk, Hengâme, Hırgür, Hırıltı, Savaş, Çaba, Mücadele
- Cemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Cümle, Hep
- Selef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öncel
- Tefrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrım, Ayırma, Ayırt Etme
- Savunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müdafaa Etmek, Korunmak
- Göreceli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzafi, Nispi
- Masuniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunulmazlık
- Yontu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heykel
- Parkur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarış Yolu
- Mahfil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplantı Yeri, Dernek, Çevre
- Heyhat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazık
- Edilgin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pasif, Münfail
- Yakut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saha
- Bağırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seslenmek, Kükremek
- Sızı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrı, Istırap
- Dâhil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç, İçeri, İçinde
- Yeleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havai, Gayriciddi
- Sıyırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmece
- El kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahali, Aşiret, Baskı, Defa, Etki, Halk, İl, Kez, Memleket, Mülkiyet, Pençe, Ülke, Yabancı, Yönetim, Yurt, Ecnebi, El Âlem
- Yer Fıstığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araşit
- Özlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kişi, Zat, Özdek, Öz Madde, Cevher, Nelik, Mahiyet, İş, Kar, Husus
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü