Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Cümle, Hep - Etkimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesir Etmek
- Taraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cephe, Cihet, Kanat, Nazır, Semt, Veçhe, Yaka, Yan, Yer, Yön, Yöre, Yüz, Taman, Bölge,
Bölüm, Kat
- İhya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlandırma, Diriltme, Dirim Verme; Geliştirme, Güçlendirme; Umut, Erinç Verme
- Cibillet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soy
- Damar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huy, Soy, Yaradılış, Borucuk
- Eleştirmeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münekkit, Tenkitçi
- Cömert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eli Açık, Verimli, Akı
- Peşin Fikir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ön Yargı
- Tazmin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödeme, Ödenek Verme
- Seyran Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezinmek, Gezmek
- Şanjan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanardöner
- Modernleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağdaşlaşma, Çağcıllaşma
- Kararlayarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kararlama
- Transit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmadan, Durmaksızın
- Perişanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karanlık
- Murabahacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tefeci
- Burgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matkap
- Fare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıçan
- Anafor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanç, Çevrinti, Çevri, Burgaç, Girdap
- Destekleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutma
- Nüksetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depreşmek, Üstelemek, Geri Dönmek
- Kundak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dipçik, Fesat, Fitne
- Tutunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkışmak, Dayanmak, Direnmek, Kullanmak, Sataşmak, Yerleşmek
- Müşteki Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınmak
- Meteor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök Taşı, Ağma
- Rastlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatmak, Düşmek, Karşılaşmak, Rast Gelmek
- Harın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hain, Huysuz, Obur
- Divane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Deli, Kaçık
- Aleyh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşı, Karşıt, Karşı Durma
- Araştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sormak, Soruşturmak, İncelemek, Tefahhus Etmek, Tetebbu Etmek, Çalışmak, Aramak, Deşelemek, Eşmek, Gözlemek, Karıştırmak, Kaşımak, Sormak
- Sahne Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görmek
- Sembol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayrak, Remiz, Simge
- Nosyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavram
- Yeke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri, Kocaman, Vekil
- İstidat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetenek, Kabiliyet, Anıklık
- Karı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Refika, Aile, Avrat, Bayan, Eş, Familya, Harem, Hayat Yoldaşı, İhtiyar, Kadın, Yaşlı, Zevce
- Dağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acı, Nişan
- Namuslu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru
- Şaşırtan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşırtıcı
- Belirtilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamlanan
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü