Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kavga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dövüş, Cenk, Hengâme, Hırgür, Hırıltı, Savaş, Çaba, Mücadele - Perese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Durum
- Bölümlendirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınıflandırma
- Mahvolma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı
- Yaran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dostlar
- Hitap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seslenmek
- Yeleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havai, Gayriciddi
- Müterakki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İleri, İlerici
- Sürgün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklaştırma, Filiz, İshal, Menfi, Nefiy
- Akış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akın, Cereyan
- Muhtelif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşitli, Türlü, Mütenevvi
- Mülakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşme, Musahabe, Söyleşi, Buluşma, Kavuşma, Konuşma
- Tüysüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabak
- Benzetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Dövmek
- Kalıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Durum, Patron
- Tutukevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevkifhane, Dam, Tomruk, Hapishane, Cezaevi, Mapushane
- Mamafih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bununla Beraber
- Düzenlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ova
- Ölmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçinmek, Gitmek, Göçmek, Solmak, Yürümek
- Ayal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karı, Eş
- Tabiatçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğacılık
- Öteleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntikal
- Men Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasak Etmek, Önüne Geçmek, Engel Olmak
- Ceninisakıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşük
- Oynaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metres
- Şimdi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı O An, Az Sonra, Yakında, Hazır, Az Önce, Biraz Önce, Demin, Halen
- Sunucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takdimci
- Başmakale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başyazı
- Güvenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güven
- Hicap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Perde, Utanç, Utanma, Sıkılma
- Potin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fotin
- Sonsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aposteriori
- Aracısız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direkt, Doğrudan
- Giç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Enayi
- Onurlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vakur
- Lazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçişsiz, Gerek, Gerekli, Lüzumlu
- Yapılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri
- Olmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ergin
- Kuru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Susuz, Nemsiz, Çelimsiz, Çıplak, İskelet, Sıska, Zayıf
- Casus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ajan, Çaşıt
- Mihmanhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konakçı, Otel
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü