Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
El kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahali, Aşiret, Baskı, Defa, Etki, Halk, İl, Kez, Memleket, Mülkiyet, Pençe, Ülke, Yabancı, Yönetim, Yurt, Ecnebi, El Âlem - Gani Gani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bol Bol
- Sterilize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtılmış
- Tahakküm Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hükmetmek
- Katman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kat, Tabaka
- Onaylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğenmek, Denetlemek, Paylaşmak, Tasdik Etmek
- Nitrik Asit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kezzap
- Sonbahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güz, Payiz
- Çitmik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıngıl; Parmak Ucuyla Alınan (Miktar); Üzüm Salkımının Küçük Dalı; Çimdik
- Korunan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahfuz
- Sorumluluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyun, Günah, Mesuliyet, Sorum
- Gütmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevk Etmek, Yönetmek, Sürmek, İzlemek, Otarmak, Takip Etmek, İdare Etmek
- Tevhit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleştirme
- Rölyef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabartma
- Kamuflaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saklama, Gizleme, Alalama
- Kavşak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağız
- Kuvvetlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlenmek
- Gizleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkâr
- İri Un kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrmik
- Gösterişli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alımlı, Güzel, Ağır, Ağırbaşlı, Görkemli, Lüks, Oturaklı, Zengin
- Fiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mim, Çengel, Makbuz
- Hazırlanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücehhez
- Futa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peştamal
- İmtina Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Kaçınmak
- Yaşıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akran, Emsal
- Kültürel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medeni
- Döküntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, Çer Çöp, Değersiz, Enkaz, Kötü, Dökülüp Saçılmış, Ayak Takımı, İndifaat
- Zeki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeyrek, Akıllı, Uslu, Anlaklı
- Tekâsüf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplanmak, Yoğunlaşmak
- Düz Yazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnşa, Mensur, Nesir
- Nezdinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanında, Katında
- Dengeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kararlı
- Kırak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyı
- Karasakız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zift
- Dikişçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terzi
- Sıçan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fare
- Soygunculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağma
- Tamir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onarım
- Lafakan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Çarpıntı
- Hâsılat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelir, Kazanç, Ürün, Örüt
- Kızgınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gazap, Hiddet, Hırs, Hışım, Öfke
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü