Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dayanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaslanmak, Abanmak, Çullanmak, Çekmek, Dinmek, Durmak, Gelmek, Gitmek, Götürmek, Güvenmek, Hazmetmek, Sabretmek, Ulaşmak, Varmak, Yetişmek, İstinat Etmek, İptina Etmek, Mukavemet Etmek, Tahammül Etmek - Detant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumuşama, Gerginlik Azalması
- İğrendirici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pis
- Parasal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mali
- Kurusıkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Blöf, Korku
- İlişkilendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurmak
- Mevt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölüm
- Veteriner kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baytar
- Terakki Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlerlemek
- Aklen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akılca
- Terzihane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikimevi, Terzi
- Dengelem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilanço
- Sıralama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanzim, Tertip
- Dizanteri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanlı Basur
- Odur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşte
- Genişliğinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- Gün Ortası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğle
- Ismarlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havale, Sipariş
- Hevessiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteksiz
- Yandaşlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraftarlık
- Fıttırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıldırmak, Delirmek
- Mutlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsız, Kesin, Kesinlikle, Muhakkak, Salt, Saltık
- Büyü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afsun, Cadı, Efsun, Sihir, Füsun
- Usûl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metot, Tarz, Yol, Yöntem
- Tenha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Issız, Kuytu, Tek, Yalnız
- Arz Cazibesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yer Çekimi
- Mirat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayna
- Fitne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsizlik, Kargaşa, Kundak, Karışıklık, Bozut
- Gösteriş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Caka, Cila, Çalım, Fiyaka, Göze Girme, Kurum, Lüks, Nümayiş, Şan, Tumturak
- Tutarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengeli, Çelişmesiz, Orta, Sabit, Uygun, İnsicamlı
- Kesinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katiyet
- Arz Derecesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enlem
- Muayenehane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mualecehane
- Cesaretlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüreklenmek, Cüretlenmek
- Zararsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokuncasız, Ziyansız
- Sallakhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezbaha
- Teleolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erekbilim
- Kansızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anemi
- Monizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekçilik
- Sözünü Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlişmek, Temas Etmek
- Vuruşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsademe, Dövüş
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü