Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Teleolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erekbilim - Kreş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yuva, Çocuk Yuvası
- İhtimal Ki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galiba
- Mebus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milletvekili, Saylav
- Kesilmeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devam
- Lafız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelime, Söz
- Mut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutluluk, Saadet
- Riyaziye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlembilim
- Alçak Gönüllülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevazu
- Denek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denenmiş, Mücerrep
- Baştanımazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anarşizm
- Anestezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyum Yitimi, Duyumsuzlaştırma
- Yoğaltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketmek, İstihlak Etmek
- Efendim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Affedersiniz, Bağışlayın, Beli, Evet
- Duraklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgunluk
- Edinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlamak, Sahip Olmak, Kazanmak, Olmak, Yapmak, İktisap Etmek
- Bağrış Çağrış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Şamata
- Bilahare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonra, Sonradan, Daha Sonra, Sonraları
- Gedikli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daimi, Kıdemli, Sürel, Temelli
- Faz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evre, Safha
- Getirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelmek, İletmek, Sağlamak, Sürüklemek
- Haşmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkem
- Tatbikat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygulama, Deneştirme
- Savulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklaşmak, Yana Çekilmek
- Anahtar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açar, Araç, Dil, Kurgu, Vasıta, Vesile, Açkı
- Mutlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsız, Kesin, Kesinlikle, Muhakkak, Salt, Saltık
- Ait kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgilendiren, İlişkin, İlişik, İlgili, Değgin
- Algılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derk Etmek
- Alet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araç, Aygıt, Cihaz, Maşa
- Tanrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Allah, Hak, İlah, Yaradan
- Sancımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrımak, Burulmak, Tutmak
- Rutubetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nemli
- Şirket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaklık
- Boş Söylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırva
- Sımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Kırmak, Yenmek
- Safi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katıksız, Net, Sadece, Duru, Sadece, Temiz, Yalnız, Som
- Mesuliyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorumlu
- Tabela kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Levha, Çizelge
- Parça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Devam, Kesim, Kıta, Tane, Kısım
- Rulo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pasta, Tomar
- Vadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan, Tarz, Yol, Koyak, Derey, Geçit
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü