Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Muayenehane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mualecehane - Teşrifat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Protokol
- İsnat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükleme, İftira, Atfetme, Üstüne Atma, Yastama
- Başvezir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadrazam
- Bina Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayamak, Kurmak, Yapmak
- Aksamayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dakik
- Gramofon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sesyazar, Fonograf
- Yolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak
- Dalaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavga, Dövüş, Dalaşma, Gürültülü, Arbede
- Yır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezgi, Nağme, Şiir, Türkü, Şarkı, Ulama, Taganni
- Imızganmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuklamak
- Kombinezon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömlek, Düzenleme, Tertip, Kolsuz Entari
- Emektaşlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş Birliği, Teşrikimesai
- Bir Anda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Şar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Kent, Şehir
- Beniâdem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âdemoğlu, İnsan, İnsanlar
- Çeşmi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz
- Bulunmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıfır
- Mat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donuk, Soluk
- Vesikalık Fotoğraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vesika
- Sübvanse Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Desteklemek
- Fenomenal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olağanüstü
- Çangal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırık
- Daktilograf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daktilo
- Kanaat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetinmek
- Baş Örtüsü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşarp
- Ebeveyn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anne, Baba, Ata Ana, Valideyn
- Meze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çerez, Kuruyemiş, Alay, Eğlence
- Apiko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derli Toplu, Hazır, Şık, Tetik
- Yayınevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşriyat
- Çeşit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cins, Kalem, Nev, Soy, Tür, Türlü, Bölüm
- Düzlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan, Düz
- Yaltakçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaltak
- Lakayıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoyrat, İhmalkâr, Vurdum Duymaz
- Kedersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acısız, Tasasız
- Egzersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıştırma, Meşk, İdman
- Destek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahize, Dayak, Dayanak, Kol, Koltuk, Rahle, Takviye, Hamil
- Geçinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak, Dolanmak, Ölmek, Taslamak, Uzlaşmak, Yaşamak, Bağdaşmak, Uyuşmak
- Yeti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç, Meleke, Bellek, Edebilme Gücü, Kuvve
- Seçim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tercih, Yeğleme, Saylav, Seçki
- Savran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merdiven
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü