Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Arz Cazibesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yer Çekimi - Bildik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşina, Belet, Tanıdık, Tanış
- Affeylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Affetmek
- Berabere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşit
- Hüsran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar, Ziyan
- Dindirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidermek
- Alçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jips
- Ulema kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilginler, Bilimciler
- Kıymet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, Kadir, Not, Paha
- Zelzele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deprem, Sarsıntı
- Kadın Paltarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Entari
- Maltalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avlu
- Barışlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazar, Müsalemet, Hazari
- Müteradif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamdaş, Sinonim, Eş Anlamlı
- Ölünç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntihar
- Muallak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asılmış, Asılı; Bağlı, Bağınlı
- Afsuncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyücü
- Yücelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükselmek
- Gayritabii kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acayip, Sapık
- İstekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hevesli, Talip, Yavuklu
- Takip Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Gelmek, Gütmek, İzlemek, Kovalamak, Tutturmak, Yetişmek, Ardılmak, Artlamak, Kovuşturmak
- Tarafından kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamanından, Aracılığıyla, Türünden, Çeşidinden
- Demir Hat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demir Yolu
- Başkâtip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başyazman
- Vadetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz Vermek
- Giç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Enayi
- Bitirim Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumarhane
- Müreccah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeğ
- Presleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıştırma
- Ariyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödünç
- Yaçın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fotoğraf, Kılık
- Efkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fikirler, Tasa, Kaygı, Düşünceler
- İtidalli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ilımlı, Soğukkanlı
- Süngüç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sere
- Suiistifade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suistimal
- Yer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahal, Mekân, Orun, Alan, Arazi, Arsa, Arz, Belde, Bucak, Durum, Dünya, Görev, İz, Konum, Makam, Mevki, Mevzi, Nokta, Önem, Taraf, Ülke, Vaziyet, Yan, Zemin
- Tenkit Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirmek
- Show kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteri
- Jeomorfolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzeybilimci
- Aborda Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanaşmak
- Kuyumcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zerger, Mücevherci
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü