Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dizanteri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanlı Basur - Holigan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayta
- Hamle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılış, Saldırış, Adım, Atak, Hücum, Atılım, Savlet
- Tebrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutlama
- Muvazi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paralel
- Yersiz İş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaf
- Susta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yay
- Baysal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahat, Duru, Asude
- Krater kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanardağ Ağzı
- Rebabi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulu, İnce
- Tutumsuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsraf
- Makas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dirsek, Kaycı, Sındı
- Asma Bıyığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sülük
- Arsıulusal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uluslararası
- Kısaltım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taksir
- Yola Gitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşmak
- Bombe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişkinlik, Kabarıklık, Tümsekli, Çıkıntı
- Yatışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinmek, Durulmak, Kırılmak, Sakinleşmek, Şiddeti Geçmek
- Duyarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anten
- Anahtarcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çilingir
- İçtima Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplanmak
- Mitralyöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makineli
- Ağılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zehirlemek
- Nişangâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hedef, Bakıncak
- Dal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kol, Bölüm, Arka, Boyun, Branş, Budak, Çıplak, Ense, İhtisas, Omuz, Şube, Yalın, Birlik, Sırt, Düz
- Sihirlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyülemek
- Müzeyyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslenmiş
- Paralıca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zengin
- Demet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağ, Çiçek Bağlamı, Deste, Huzme, Lifli Kordon, Kelep, Kalın Kaytan
- Doyurucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kandırıcı, İnandırıcı, Tatminkâr
- Gözdağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tehdit, Korkutma, Yıldırmak
- İdrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hacet, Sidik, Çiş
- Oylumlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Geniş
- Hayır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lütuf, İyilik, Fayda, Yarar, Sevap, İyi, Yardım; Yok, Öyle Değil, Olmaz
- Ajite Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak
- Zuhur Etme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş Gösterme, Ortaya Çıkma, Görünme, Türeme
- Fütursuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umursamaz, Aldırmaz
- Zafiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıflık, Arıklık, Güçsüzlük, Dermansızlık
- Rahatça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahat
- Yekün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplam
- Vasıtalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaylı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü