Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Big�ne ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Külliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Çokluk
- Koşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabalamak, Uğraşmak
- Dakika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı An, Zaman
- Lalüebkem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilsiz
- Leksikoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözcükbilim
- Tabakalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katmanlaşmak
- Onarım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamirat, Tamir, Restore Etme
- Vasıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varan, Ulaşan, Birleşen
- Mapushane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi
- Nefer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Er, Kişi, Süer, Kimse
- Sili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arı, Temiz, İffetli
- Yakşı Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güle Güle
- Cüretkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atak, Yürekli
- Küçük Abdest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdrar
- Bebek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bebe, Körpe, Çağa
- Esen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıhhatli, Sağlam, Güçlü, İyi, Selamet, Sağlıklı, Salim
- Hamail kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muska
- Vade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mühlet, Süre, Mehil, Erim
- Sahih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlam, Doğru, Gerçek
- Lületaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskişehir Taşı, Denizköpüğü
- Rükû kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öne Doğru Eğilme, Namazda Elleri Dize Dayayıp Eğilme
- Vekil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan, Milletvekili, Sözcü, Mebus, Yeke, Temsilci
- Gözlemlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözlemek, Müşahede Etmek
- Muzaheret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kömek, Yardım
- Yıprak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski
- Bozuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döküntü
- Hali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Issız, Tenha
- Müsamere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akşam Eğlencesi
- Koz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceviz
- Açımlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şerh
- Karınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftleşmek
- Avantaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstünlük, Kazanım, Yarar, Kazanç, Kar
- Saymaca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtibari
- Resesyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgunluk
- Alçalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysuzlaşmak
- Yağlı İp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darağacı
- Cedit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeni
- Restorasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onarım, Yenileme
- Mütemayil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğilimli, Meyilli
- Delirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıldırmak, Deli Olmak, Kulumak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü