Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâfi, Ya, Yeter - Mala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Macun, Sürgü
- Vekil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan, Milletvekili, Sözcü, Mebus, Yeke, Temsilci
- Musahhih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltici, Düzeltmen
- Çizelge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cetvel
- Kala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalmış
- Döküntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, Çer Çöp, Değersiz, Enkaz, Kötü, Dökülüp Saçılmış, Ayak Takımı, İndifaat
- Zalimce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımasız
- Muharrer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazılı
- Teras kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraça, Artırma, Seki, Dam
- Algı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alacak, İdrak, Kazanç, Rüşvet, Vergi, Anlama
- Kökelen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semiz
- Konut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev, Hane, İkametgâh, Menzil, Mesken, Yurt, Eğlek
- Yaltaklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılışmak, Tabasbus Etmek
- Anket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soruşturma, Araştırma
- Yuvgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merdane
- Soğuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dargın, İtici, Şekerrenk
- Aktifleştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinleştirmek
- Güllü Kelem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karnabahar
- Taklitçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yansıcılık
- Vurgunculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Spekülasyon
- Amil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etken, Etmen, Sebep, Faktör
- Ağırbaşlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ciddi, Vakur, Ağır, Gösterişli, Kâmil, Paşa, Temkinli, Veznin
- Zayıflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıskalık, Cılızlık, Arıklık, Çelimsizlik, Enezlik, Yetersizlik, Zaaf, Zafiyet
- Rapor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildirge, Anlatım, İfade, Yazanak
- Zahmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlük, Sıkıntı, Çile, Yorgunluk
- İnzimam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılma
- Arkalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, Arkasına Almak, Yüklenmek, Müzaheret etmek
- Suiniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü Niyet, Kötü Yasan
- Engelleyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıcı
- Yerleşik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturak, Oturmuş, Mütamekkin, Beledi
- Bağıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akit, Sözleşme
- İn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan, Kümes, Mağara, Yuva, İçeri
- Üs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Esas, Kök, Temel, Özek, Dayanak
- Teskin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatıştırma, Dindirme
- Ukubet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceza
- Budamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısaltmak, Kesmek, Azaltmak
- Raci Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak, Dokunmak, İlgilenmek
- Ortak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Hissedar, Kuma, Müşterek, İştirakçi, Şerik
- Baskı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basılış, El, Neşir, Tahakküm, Tazyik, Yumruk, Zor
- Kebap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü