Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Macun, Sürgü - Öğrenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bellemek, Yetişmek
- Renkküre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kromosfer
- Oğlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bacak
- Vuruşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpışmak, Savaşmak, Dövüşmek
- İlam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildirme, Anlatma, Belgem
- Destek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahize, Dayak, Dayanak, Kol, Koltuk, Rahle, Takviye, Hamil
- Yaymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sermek, Duyurmak, Otlatmak, Neşretmek, Vermek, Yazmak
- Evrenpulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mika
- Aşina Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmek, Tanımak
- Ski kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayak
- Zorlayış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cebir
- Örge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Motif
- Vürut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelme
- Biabır Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlamak
- Avuç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aya
- Melez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırma, Karma, Hibrit, Karışık, Katışık, Kırık, Alaşman,
- Nefis İzzeti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzzetinefis
- Mürebbilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitmenlik, Dadılık
- Emniyetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenliksiz
- Yüklü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gebe, Varlıklı
- Olduğu Gibi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aynen, Harfiyen
- Sarpın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Silo
- Genişliğinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- Kesene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözleşme, Mukavele; Abone
- Pirinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düğü
- Cin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıllı, zeki, Uyanık Kimse
- Müjdelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muştuluk
- Harıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalışmak, Yanmak
- Hamaylı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muska
- Büyüteç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyütücü, Lup, Pertavsız
- Sıhhat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlık, Esenlik; Doğruluk
- Şıltak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mızıkçı
- Merhamet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımak
- Eşkal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim
- Alakadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgili
- Hükümdarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taht
- Maktu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesik, Kesin
- Müdafaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savunma, Direnme
- Teolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinbilimci
- Komprador kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşbirlikçi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü