Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Teras kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraça, Artırma, Seki, Dam - Görüşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sohbet, Konuşma, Musahabe, Mülakat, Müzakere, Temas, Ziyaret
- Kerh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tiksinme, İğrenme; İstemeyerek, Zorla
- İltisak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşme
- Kanalizasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atık Arkı, Lağım, Şebeke
- Afişlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göstermek, Nitelemek
- Tığ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biz, Kılıç
- Mugayir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aykırı
- Söz Açmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahsetmek
- Mostra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göstermelik, Örnek, Örneklik, Numunelik
- Efemine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadınsı
- Hizip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüntü, Deste, Grup, Kısım, Tayfa, Bölük, Klik
- Pille kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kademe
- Verilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak
- Medarımaişet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş
- Etçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasap
- Kadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değin, Dek, Derece, Gibi, Aşamasında, Derecesinde, Ölçüsünde
- Yalımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenilir, Muteber, Onurlu, Ağır Başlı, Vakur
- Karar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesin Yargı, Azim, Ölçülü, Hüküm, Rey, Tartı
- Konuk Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konmak
- Üşenen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erincek
- Bağlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İttifak Etmek
- Aşkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçkin, Üstün, Çok, Fazla
- Huzurlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erinçli, Rahat
- Bitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tükenmek, Tamamlanmak, Son Bulmak, Bayılmak, Beğenmek, Çıkmak, Dinmek, Erimek, Geçmek, Kurtarmak, Sonuçlanmak, Yetişmek
- Delgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matkap
- Mürettebat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayfa, Çalışman
- İdeal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mefkûre, Ülkü
- Denetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kontrol, Murakıp, Kontrolör, Müfettiş
- Kıyam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalkışma, Teşebbüs Etme; Ayaklanma
- Sınamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denemek, Tecrübe Etmek, Muayene Etmek, İmtihan Etmek
- Çevirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeviri Yapmak, Döndürmek, İdare Etmek, İhata Etmek, Kuşatmak, Muhasaraya Almak, Sarmak, Tercüme Etmek, Vermek, Yönetmek
- Nisaiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın Hastalıkları
- Koçak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cömert, Yürekli, Dayanıklı, Yiğit, Kabadayı, Eli Açık
- Pervaz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçmak
- Büyüyememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küsmek
- Havali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Dolayı, Bölge, Yöre
- Peşkir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havlu, Peçete
- Sudan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsiz, Saçma
- Sakatlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sökelmek
- Şart kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıt, Koşul
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü