Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Muharrer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazılı - Bilme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrfan, Vukuf
- Serbest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgür, Bağımsız, Pinek, Erkin, Hür, Muaf, Salman
- Koltuklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pohpohlamak
- Tertipçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenci
- Meydanca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pist
- Tamu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehennem
- Yarımlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıtık
- Fayans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çini
- Taharri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arama, Araştırma
- Teneklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağ
- Kıymetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerli
- Muvazene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denge, Denkleşme, Denk Gelme
- İhtiyat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınmak
- Kasr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köşk
- Cila kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlatıcı, Gösteriş
- Barış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sulh, Hazar, Müsalaha, Barışmak
- Delik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Göz
- Kanıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanaat
- Muhtarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöre Başkanlığı
- Anot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pozitif Elektrot, Artı Uç
- Üçbucak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üçgen
- İmarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındır
- Bilye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kürecik, Misket
- Sekte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durma, Durgu, Bozukluk, Duruş, Felç, Ket, Kesintiye Uğrama, Kesilme
- Aidat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödenti, Kesenek
- Müsamere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akşam Eğlencesi
- Teşvik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak
- Pastoral kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çobanıl
- Nükûl Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Caymak, Kayıtmak, Vazgeçmek
- Serin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az Soğuk, Salkın
- Ruj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dudaklık
- Spesiyalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özel Yemek, Özellik
- Cellat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımasız, Zalim
- Moruklaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyarlamak, Yaşlanmak
- Yer Sarsıntısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deprem, Zelzele
- Makbul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğenilen, Geçer, Geçerli, Hoşa Giden, Hoş Karşılanan, Beğenik
- İkamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturma, Eğleşme
- Karamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karalamak, Kötülemek, Lekelemek, Yermek, Kovlamak, Bakmak, Gözetmek
- Taravetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körpe, Taze
- Lanet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lanetlemek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü