Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Abra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denge, Yük - Periton kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavram
- Hedef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Erek, Garaz, Gaye, Maksat, Uğur, Ülkü
- Tadımlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşni
- Pınar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulak, Çeşme, Kaynak, Memba
- Azık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nevale, Gıda, Kumanya, Besin, Rızık
- Gönül Borcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Minnet, Şükran
- Yakınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağlamak, Koymak, Sızlamak, Sızlanmak, Şikayet Etmek
- Ferahlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatlamak
- İdare Eden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakim
- İlke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Prensip, Kural, Yöntem, Esas, Umde, Unsur, Öge, Temel, Kanış
- Namına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerine
- Yalvaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Resul, Peygamber
- Bulmaca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmece
- Kasem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ant, Yemin
- Devamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütemadiyen, Sürekli, Temelli
- Frenlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engellemek, Durdurmak, Yavaşlatmak, Gemlemek
- Tezkere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâğıt, Pusula, Betik
- Haşlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynamak
- Hiddetlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfkelendirmek, Kızdırmak
- Kural kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaide, Nizam
- Alım Satım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş
- Kör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âmâ, Görme Engelli, Kötü
- Rafine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtılmış, İncelmiş, Duygulu, Hassas, İnce, Nazik, Seçkin, Saflaştırılmış
- İnzimam Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılmak, Üstelemek
- Sefirikebir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükelçi
- Saydam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeffaf, Transparan
- Durak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanacak, Mevkif
- Döner Sermaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döner
- İm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alamet, Eser, Gösterge, İşaret, Telmih, Belirti, İz
- Santrifüj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özekkaç
- İnkârcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksayımcı
- Başarmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nail
- Çığlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feryat, Figan, Acı, Bağırtı, Çığırtı, Vaveyla
- Tazmin Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödemek
- Tir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalas, Tomruk
- Müessese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruluş, Kurum, İşletme
- İçi Boş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz, Kof
- Paralamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parçalamak
- Havlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Silgi
- Tacizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedirginlik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü