Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Zinhar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asla, Sakın, Kesinlikle, Olmaya Ki - Nebat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitki
- Tevdiat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatırım, Mevduat
- Sarımtıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavun İçi
- Değerinde Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmek
- Yüklenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşımak, Üstlenmek, Yıkılmak, Zorlamak
- İlçebay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaymakam
- Yeter Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkışmak, Dayanmak, Gitmek
- Bibi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hala
- Müstacel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İvedi, Acele
- Kudret Hamamı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ilıca
- Acmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıkmak
- Üniversite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darülfünun, Birdem, Fakülteler Birliği
- Kanalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkçık
- İyilikbilmez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nankör
- Aldırışsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıtsız, Aldırmaz, Lakayt
- Tecahül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmezlenme
- Kapris kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçici, Düşüncesizce, Değişken İstek
- Fâni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölümlü
- Dandik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzmece
- Kakırdak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıkırdak
- Tahıldöven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düven
- Nalça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nal
- Antant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma, Mutabakat
- Tomruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şalban, Tir
- Ekşimsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buruk
- Tosbağa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaplumbağa
- Pahalılanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pahalanmak
- İstihzalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstehzi
- Kaideli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurallı
- Dizge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manzume, Cümle, Jüye, Meslek, Sistem
- Tensik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek
- Frekans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıklık, Tezlik
- Kabare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyhane
- Muta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veri
- Sarma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolma, İstila
- Akçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akça, Nakit
- Peyrev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzinden Giden, İzleyen, İzleyici
- Kadem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adım, Ayak, Uğur
- Koparmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Kapmak
- Rafine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtılmış, İncelmiş, Duygulu, Hassas, İnce, Nazik, Seçkin, Saflaştırılmış
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü