Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Zinhar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asla, Sakın, Kesinlikle, Olmaya Ki - Lehtar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraftar, Yandaş
- Düzeltme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islah, Islahat, Reform, Rötuş
- Elbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elbette
- Teolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinbilimci
- Çatlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarmak, Kıskandırmak, Sıkıntı Vermek
- İt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köpek
- Tabii Afet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğal Yıkım, Felaket
- Kesinlikle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katiyen, Kesin, Keskinlikle, Muhakkak, Mutlak, Mutlaka, Nasıl, Pekâlâ
- Başlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalın, Serlevha
- Supleman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ek
- Kulluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakol
- Bilgili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Malumatlı, Malumattar, Malumat Sahibi, Haberli, Agâh, Haberdar, Uyanık
- Marşandiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük Katarı
- Dert Ortağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemdert
- Durgun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durağan, Pasif, Sakin, Sessiz, Sütliman
- Ucube kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acayip, Hilkat, Hilkat Garibesi
- Garantilenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinleşme
- Haşinleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sertleşmek, Kırıcılaşmak
- Gün Gülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelincik
- Utku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zafer, Yengi
- Hekim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doktor, Tabip, Sagan, Atasagun, Otacı, Sağbilge
- Tuluatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğaçlamacı
- Muhatara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korku, Tehlike, Zarar, Ziyan
- Hazırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedarik, Tedbir
- Sıcaklıkölçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Termometre
- Eğrim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğri, Su Çevrintisi, Girdap
- Hiç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek
- Yeraltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aykırı
- Ehlileşmiş Hayvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evcil
- Empresyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlenim
- Fesat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozukluk, Arabozucu, Karışıklık, Hile, Kargaşalık, Kundak, Bozut
- Ham Madde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ham Mal
- Kasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sandık
- Yontmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesmek, Tıraşlamak
- Kâfir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinsiz
- Üşenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erinmek, Tembellik Etmek, Yüksünmek
- Küreken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damat, Enişte, Güvey
- İmparator kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kağan
- Harcanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gitmek
- Bezek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süs, Ziynet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü