Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bilgili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Malumatlı, Malumattar, Malumat Sahibi, Haberli, Agâh, Haberdar, Uyanık - Haspa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapkın
- Müsamahakâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşgörülü, Merhametli, Yumuşak
- Hristiyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsevi, Nasrani
- Etüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırma, İnceleme, Mütalaa, Müzakere, Ek Çalışma, Ek Ders
- Tıfıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufak, Acemi, Toy
- Şişmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiş
- Palmiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Latanya
- Güçlükler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşkülat
- Çabucak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarçabuk, Hemencecik, İvedilikle, Birden, Derhal, Hemen, Şipşak, Tezce, Pek Çabuk, Zaman Geçirmeden, Hızla, Süratle
- Söylenti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rivayet, Söz, Haber
- Tahavvül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönüşüm
- Şoven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz Ulusçu
- Yığılışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzdiham
- Çekilme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstifa, Ricat
- Plaçkacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapulcu
- Eda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hal, Davranış, Hava, İşve, Naz, Şive, Tavır, Verme, Ödeme
- Tavşan Anahtarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maymuncuk
- Mezra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekenek
- Sahtekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hileci, Düzmeci
- Peylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ismarlamak, Sağlamak, Temin Etmek
- Matbuat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basın
- Yapılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak
- Zırhlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savutlu, Koruyuculu
- Müzekker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eril
- Latilokum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokum
- Rantçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lüpçü, Getirimci
- İntranet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçağ
- Eleştirici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münekkit, Tenkitçi
- Şasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çerçeve; Otomobil İskeleti
- İncitmebeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanser
- Müstamel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski
- Ekseri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğu, Genellikle
- Devasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz
- Sübvansiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Destekleme
- Herze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abuk Sabuk, Anlamsız, Saçma, Saçma Söz, Zevzeklik
- Mütemadiyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli, Aralıksız, Devamlı, Ara Vermeden, Artsız Arasız, Biteviye
- Tahribat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkım, Yıkımlar
- Berrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duru, Aydınlık, Açık, Temiz, Dupduru, Şeffaf
- Boğulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek, Sıkılmak, Bunalmak, Gark Olmak
- Saptamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tespit Etmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü