Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yeteneksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıf - Mukavelename kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözleşme
- Anatomi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşrih, Gövde Bilimi, Gövde Yapısı, Yapı Bilimi, İnsan
- Sevimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antipatik, İtici
- Doğal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saf, Tabii, Natürel
- Arız Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşmak, İlişmek
- Aşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Calak, Peyvent
- Ayakçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelci, Gezici Satıcı, Çerçi, Hizmetçi
- Yöntem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metot, Erkân, Muamele, Politika, Reçete, Seçenek, Sistem, Usul, Yol, Prosedür
- Ruhlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı
- Bronz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tunç
- Köklü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökten
- Mürüvvet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevinç, Yiğitlik, Cömertlik
- Çobanyastığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Papatya
- Hukuki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüzel
- Ötede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı
- Çıngı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elektrik, Kıvılcım, Parça, Zerre
- Unsur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleman, İlke, Unsur, Faktör, Öğe, Uzuv
- Lüzumlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerek, Gerekli, Lazım
- Görgülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydın, Efendi
- Tirbuşon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burgu
- Konsulto kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konsültasyon
- İblis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeytan, Kötü, Düzenci
- İnsafsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vicdansız
- Eğlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak, Oyalamak, Durdurmak, Durdurmak; Avutmak
- Bir Hayli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Epey, Hayli
- Yumruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskı
- Kahramanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baturluk, Yiğitlik, Koçaklık, Hamasi
- Dalaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavga, Dövüş, Dalaşma, Gürültülü, Arbede
- Albastı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Loğusa Humması
- Çöplük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezbele
- Kelep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çile, Demet
- Vizyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünüm, Ülkü, Sağgörü, Gösterim, İleri Görüş, Uzgörü
- Haberleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mektuplaşmak, Telefonlaşmak, Muhabere Etmek, İletişmek
- Tapon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağılık, Niteliği Düşük
- İlâhi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanrısal, Mükemmel
- Etene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Eş, Döl Eşi, Meşime, Plasenta
- Bezenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donanmak
- İmparator kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kağan
- Nişan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavuk, Alamet, Belirti, Çentik, Dağ, Gösterge, İşaret, İz, Rozet, İm, Belgi, Yavukluluk
- Ezancı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müezzin
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü