Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Etene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Eş, Döl Eşi, Meşime, Plasenta - Hışım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gazap, Hiddet, Öfke
- Aykırı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zıt Olmak
- Durumunda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerinde
- Ömür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayat, Varlık, Yaşam
- Yankı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akis, Aksiseda, Eko
- Asgari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı En Az, En Aşağı, En Düşük, En Azından, Minimum, Azra
- Kösnü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şehvet, İstek
- Ceht kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaba, Gayret, Çabalama
- İdareli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutumlu
- Sağlıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıhhatli, Dimdik, Doğru, Esen, Gerçek, Güvenilir, İyi, Sağlam
- Tahkik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soruşturma, İnceleme, Gerçekleme
- Taharri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arama, Araştırma
- İlgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alaka, Bağ, Dikkat, İlişik, İlişki, Nispet, Rabıta, Rağbet
- Gelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akmak, Başlamak, Buyurmak, Çıkmak, Dayanmak, Doğmak, Getirmek, İzlemek, Katılmak, Takip Etmek, Türemek, Ulaşmak, Uymak, Varmak, Yönelmek
- Bağlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlik, İlişik, İntisap, Sadakat, Sevgi, Tabiiyet, İlgi
- Talancı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapulcu
- Biteviye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekdüze, Sürekli, Yeknesak, Boyuna, Aynı Biçimde
- Dizanteri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanlı Basur
- Çıplak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyunuk, Üryan, Örtüsüz, Cıbıl, Açık, Dal, İskelet, Kuru, Sivil, Yalın
- Kökünü Kesme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmha
- Oyuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çukur, Oyuk
- Vişne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Albalı
- Dercetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Toplamak
- Damla Taş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkıt
- İtlaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürme, Yok Etme, Telef Etme
- Monist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekçi
- Hakkaniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hak, Adalet, Doğruluk, Nasfet
- Mabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınak, İbadethane, İbadetgâh
- Mufassal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntılı
- Tevdiat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatırım, Mevduat
- Nazenin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Narin, İnce
- Kapatılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesilmek
- Sezmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Çıkarmak, Duymak, Görmek, Hissetmek, Fark Etmek, Kestirmek, Duyumsamak
- İnsancı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsancıl
- Mucize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tansık, Olağanüstü, Şaşırtıcı
- Tapon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağılık, Niteliği Düşük
- Abdarlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfadelilik, Manalılık, Tesirlilik
- Korkutan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkulu
- Ciddi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Gerçek, Salmaklı, Tehlikeli, Endişe Veren, Ağır, Vahim, Kritik, Gülmeyen, Güvenilir, Sağlam, Önemli, Vahim, Vakur, Veznin
- Mirat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayna
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü