Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ayak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bacak, Basamak, Kıç - İstikrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denge, Karar Tutma, Sabitlik, Kararlılık
- Enfeksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşma, Bulaşım
- Lirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoşkun
- Başbakan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başvekil, Başnazır
- İmrenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gıpta Etmek, Kıskanmak
- Boyuna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzunlamasına, Durmaksızın, Aralıksız, Arasız, Ara Vermeksizin
- Tahakkuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekleşme, Hayatileşme
- Korsan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz Haydutu
- Tafsil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama, Ayrıntılama
- Kanalizasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atık Arkı, Lağım, Şebeke
- Ahşap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kereste, Tahta
- Irz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namus, Onur, İffet
- Abla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Bacı, Aba, Bacı, Mama
- Surat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz, Çehre, Sima, Somurtkanlık
- Tonmayster kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ses Yönetmeni
- Cami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınak, Mescit
- Kadran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçek
- Taydaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akran
- Hepsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hep, Tüm
- Bu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşte
- Yoğaltıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketici
- Zarfında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçinde
- Yılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bıkmak, Korkmak, Usanmak, Ürkmek
- Güç Kuvvet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâl
- Dest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takım
- Kimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bazen, Bazı, Bazısı, Birtakım, Kimisi
- Muasır Olmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağ Dışı
- Dağıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üleştirmek, Bölmek, Tevzi Etmek, Pay etmek, Parçalamak, Feshetmek, Bozmak, Gidermek, İletmek, Lağvetmek, Neşretmek, Savurmak, Talan Etmek
- Montaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurma, Kurgu, Takıştırma
- Kavuşum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtima
- Utanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Ekşimek, Haya Etmek, Korkmak, Sıkılmak, Şişmek
- Açı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yön, Görüş, Zaviye, Bucak
- Yeğlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rüçhan
- Ütülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaybetmek
- Fiyasko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başarısızlık, İflas, Muvaffakiyetsizlik
- Obruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çukur, İçbükey, Mukaar
- Segmantasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesimleme
- Yol Sakçısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Trafik Polisi
- Dermansızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüzlük, Zafiyet
- Gravür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazıma Resim
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü