Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Eski kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaput, Emektar, Ezelî, Külüstür, Paçavra, Sabık, Deneyimli, Tecrübesi Olan - İteklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtelemek
- Yandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakmak
- Olu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuku, Sayruret
- Teşrih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İskelet
- Tenis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alantopu
- Teşbih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzetme
- İştigal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraş, Uğraşma, İlgilenme, Meşgul Olma, Çalışma
- Suni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takma, Yapay, Yapma, Yapmacık, Eğreti
- Şaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayral, Ayrık, Müstesna
- Gerginlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerilim
- Tehi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş
- Kamuflaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saklama, Gizleme, Alalama
- Sinik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinmiş, Pusmuş, Yılmış
- İkna Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanmak, Kanmak
- Kibarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncelik
- Iskat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşürmek
- Dağdağa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Patırtı, Sıkıntı, Telaş
- Gözlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Beklemek, Gözetlemek, İncelemek, İzlemek, Kollamak, Korumak, Müşahede Etmek, Tarassut Etmek, İntizar Etmek
- Deneme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tecrübe, Test, Deneyim, Sınama
- Kaban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tepe
- Tazmin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödeme, Ödenek Verme
- Hırtapoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Sersem, Şaşkın
- Ufo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçan Teğre
- Alnaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cephe
- Samimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Candan, Halisane, İçli Dışlı, İçten, Senlibenli
- Musiki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müzik
- Ferment kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maya
- Destar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü, Sarık
- Tezyit Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artırmak
- Kaplaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paketlemek
- Şimdice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halen
- Andırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak, Benzemek, Çalmak, Kaçmak, Okşamak, Yaklaşmak, Birine Çekmek, Hatırtatmak
- Düzenlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tertip Etmek, Düzeltmek, Tanzim Etmek, Açmak, Dizmek, Hazırlamak, Yapmak, Düzen
Vermek
- Dürüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürmek
- Değişmeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karar
- Editör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basıcı, Yayımcı, Naşir
- Terk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakma, Ayrılma
- Haksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ülevsiz, Yanlış, Nahak
- Batarya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pil
- Bulunmaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıymetli, Nadir
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü