Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ulama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlama, Ek, İlave, Katkı - Dolay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etraf, Çevre, Havali, Yöre, Civar, Ufuk
- Şırınga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğne, Enjektör
- Bazuka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Roketatar
- Mühürcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damgacı
- Silahçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pusatçı
- Kifayetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetersiz
- Bezgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezek, Süs
- Kurtulmalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fidye, Fidyeinecat
- Markaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gölgeleme, Adam Tutma
- Mat Kalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşalamak
- Editör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basıcı, Yayımcı, Naşir
- Pakt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma, Antlaşma
- Cahillik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisizlik
- Tasalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüzünlenmek, Gamlanmak, Düşünmek, Kaygılanmak, Meraklanmak
- Hülasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonuç, Sonuçta, Öz, Hasılı, Özet
- Sualtı Kayık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denizaltı
- Bakmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terk Etmek
- İsabetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yersiz
- Pekmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milyon
- Üzerine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dair, Hakkında
- Rendelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yontaçlamak
- Benzeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakın
- Kimlik Kartı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimlik
- Karakutu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırdaş
- Külüstür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski
- Tutum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranış, Ekonomi, Gidiş, Hâl, Hareket, Hareket Tarzı, Hesap, İdare, İktisat, Seçenek, Şekil, Tavır, Yol
- Literatür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynaklar, Yazın, Edebiyat, Kaynak
- Dert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrı, Çile, Elem, Gaile, Hâl, Kambur, Kaygı, Keder, Kor, Sorun, Ur, Üzüntü, Yara, Süreğen Hastalık
- Çöreklenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmak, Yayılmak, Çökmek, Çömelmek, Yerleşmek
- Zifos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Yararsız
- Ant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemin, Ahit, Söz, Kasem
- Etiket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkartma, Kimlik, Yafta, Teşrifat
- Adak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezir
- Münazaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Düşmanlık, Kavga, Münakaşa
- Fırtık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sümük
- Afişlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göstermek, Nitelemek
- Aklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İbra Etmek, Temize Çıkarmak, Beraat Ettirmek, Beraat Kazandırmak
- Açıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ferahlatıcı, Güzelleştirici
- Dilenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadaka İstemek
- Sürüm Değeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rayiç
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü