Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yolculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyahat, Gezi, Sefer, Yol - Mutaassıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz, Yobaz
- Hüccet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahse Girmek
- Perşembe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cuma Akşamı
- Tiksinerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerhen
- Çoklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birçok, Çoğul
- Nazenin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Narin, İnce
- Sansasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalgalanma
- Erik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alça, Kayısı
- Tereddüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duraksama, Kararsızlık, İkircim
- Müslim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müslüman
- Mütehavvil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişken
- İmkânlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mümkün, Olanaklı
- Aydınlatma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavzih
- Yosma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genç, Şen, Güzel, Taze, Fettan (Kadın)
- Çatal Ağız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delta
- Edepsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şirret, Terbiyesiz, Sıkılmaz, Ahlaksız, Densiz
- Yargıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâkim
- Vekâlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmanlık, Vekillik, Bakanlık, Nazırlık, Yetkililik
- Kaydiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabıka
- Özgülemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasretmek, Vermek
- Kefil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zamin, Oğa
- Pırasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebze Nevi
- Duruş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevzi, Sekte
- Sıhhiyeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlıkçı
- Bire Bir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aynı, Tıpkı
- Şakirt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çırak, Öğrenci
- İşveren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patron
- Püskürtü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lav
- Aşağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alt, Kötü, Adi, Bayağı, Hor, Süfli
- Muharrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazar, Yazman
- Konsolos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış İşleri Görevlisi, Elçi, Şehbender
- Sanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bellemek, Bilmek, Ummak, Zannetmek, Tahmin Etmek
- Şekilbilgisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Morfoloji
- Hukuki Mühlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müruruzaman
- Irakgörür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürbün, Teleskop
- Hendese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geometri
- Acemce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farsça
- Nizami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenli, Kurallı
- Egoist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bencil
- Sınır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizgi, Had, Hat, Hudut, Limit, Nokta, Serhat, Son, Uç
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü