Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Veziriazam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadrazam - İnsirafi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bükülgen
- Eskort kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruma, Muhafız Takımı
- Psikolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tinbilimci, Ruhbilimci
- Emlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurt, Taşınmazlar, Gayrimenkul
- Yüzüyola kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uslu, Uysal
- Sorum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorumluluk, Durum, Mesele, Mesuliyet
- Erir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münhal
- Varyemez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eli Sıkı, Cimri, Pinti
- Muhasamat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmanlık
- Seçilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivrilmek
- Kahve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahvehane
- Belirti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alamet, İşaret, İm, Simge, Sembol, İpucu, Belgi, Araz, Nişane, Emare, Gösterge, Koku, Nişan, Tezahür
- Uydu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peyk, Gezegen
- Kils kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kireçtaşı
- Caize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahşiş, Armağan, Azık
- Kırık Dökük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürük, Değersiz, Eski
- Koşullar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şerait
- Araz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti, İlinek, Bulgu, Semptom
- Çevre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlem, Belde, Çember, Daire, Dolayı, Dünya, Etraf, Hava, Muhit, Ortalık, Ufuk
- Satıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayi, Tüccar, Esnaf
- Badire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Felaket, Güçlük, Zorluk, Tehlikeli Durum
- Saldırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atak, Hücum, Taarruz, Tecavüz
- Monopol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekel
- Kaydiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabıka
- Sıfatfiil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaç
- İşte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bu, Budur, O, Odur
- Yanka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Film
- Genişlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevessü Etmek, Ferahlamak, Büyümek, Gelişmek, Kabarmak, Şişmek
- Vakıa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgu, Gerçi, Olay
- Kantarlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınamak
- Konukçu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılavuz, Mihmandar
- Tavsif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nitelendirme
- Senger kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siper
- Lezzet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tat, Tadım, Haz, Tat, Zevk
- Desteklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek, Kömek Etmek, Vurmak, Yardımcı Olmak, Müzaheret Etmek
- Kalıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Durum, Patron
- Hint Kozu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hindistan Cevizi
- Etiket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkartma, Kimlik, Yafta, Teşrifat
- Lavta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebe
- Temayüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivrilme, Farklanma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü