Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Umur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önem, Aldırış Etme, Önem Verme, İşler - Primitif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkel
- Suples kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esneklik
- Şoför kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürücü, Haydavcı, Sürücü, Yöndemci, Kaptan
- Kazançlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyi
- Aidiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgi, İlişkinlik, Değginlik
- İlhak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katma, Bağlama, Ekleme
- Sadık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlı, Doğru, Gerçek, İçten Bağlı
- Düzelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyileşmek, Doğrulmak, Güzelleşmek, Uslanmak
- Otokton kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerli
- Kıyı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kenar, Sahil, Kumsal, Kırak, Yaka
- İşten Kaçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaytarmak
- Mihenk Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denektaşı, Mihenk
- Zıpır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşkın, Delişmen, Kaçık, Hoyrat
- Beter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Berbat, Daha Kötü, Çok kötü
- Sormaca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anket
- Ufacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Minicik, Küçücük
- Özsaygı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onur, İzzetinefis
- Gözetme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himaye, Nezaret
- Tuğrakeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuğracı, Nişancı
- Suçüstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cürmümeşhut
- İçtimaiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumbilim
- Yılgın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozgun
- Yol Ayrıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatal
- Etnografik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budunbetimsel
- Şamandıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzertop
- Ahret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öteki Dünya, Öbür Dünya
- Papuççu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayakkabıcı
- Fezleke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hülasa, Özet
- Janjan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanar Döner, Yanardöner, Şanjan
- Kinin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sulfata
- Üzüntülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli, Sıkıntılı, Dertli, Dokunaklı, Üzücü, Müteessir, Yanık, Yaralı
- İhtilal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrim, Kargaşa, Ayaklanma, Köklü Değişim
- Ulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleştirmek, Eklemek, İlave Etmek, Katmak
- Yetişme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelme
- Kömekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yamak
- Kayıtsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgisizlik
- Meccanen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedava, Parasız
- Unmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salah Bulmak, Mesut Olmak, Şifa Bulmak, Felah Bulmak
- Kompleks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık, Karmaşık, Mürekkep, Karmaşa
- Kupür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü