Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Duyma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sema - Tretuvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırım
- Biçare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zavallı, Çaresiz, Gariban
- Rotatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döner Basar
- Sahur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Obaştanlık
- İşve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilve, Eda, Naz, Kırıtma
- İrfan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, Kültür, Bilik, Anlama
- Latifçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoş, Latif
- Abdarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Letafetlilik, Sululuk, Şıralılık, Taravetlilik
- İkilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekrarlamak, Yinelemek
- Meram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Gaye, İstek, Maksat, Erek, İstem
- Kadağan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Menetmek, Yasaklamak
- İkna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnandırma, Kandırma, Kanış Verme
- Cebi Delik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savurgan
- Nahak Yere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşuna
- Gezim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzun Yolculuk, Seyahat
- Taharet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temizlenme, Temizlik
- Dekont kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesap Dökümü
- Perese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Durum
- Kondüktör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beletçi
- Terfi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükselme
- Aksu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akbasma, Katarakt
- Şok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşırtıcı
- Tasalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüzünlenmek, Gamlanmak, Düşünmek, Kaygılanmak, Meraklanmak
- Yetişim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Formasyon
- Nihayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Sonunda
- Muarefe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanışma
- Nazire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılık, Söz
- Kollayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhafız
- Kavramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Sıkıca Tutmak, Derk Etmek, Görmek, İhata Etmek, Okumak, Tutmak
- Bühtan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İftira, Karacılık
- Duvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cidar, Engel, Hisar
- Delil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanak, Emare, Gerekçe, İp Ucu, Kanıt, Rehber, İz, Kılavuz
- Şu Denli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Fazla
- Yatırım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevduat, Plasman, Maya
- Rakip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasım
- Konkasör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşkıran
- Röfle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gölge
- Tıksırıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatsız
- Ağır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kiloca Fazla, Değerli, Güç, Yüklü, Yavaş, Yoğun, Ağırbaşlı, Alçak, Ciddi, Çetin, Dokunaklı, Gösterişli, Güç, Kırıcı, Korkulu, Oturaklı, Tehlikeli, Vahim, Veznin
- Tatsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavga
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü