Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tahkiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öyküleme, Anlatı - Yakasız Gömlek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kefen
- Davetiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyuru, Çağrılık
- Limit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınır, Son Had
- İsevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hristiyan
- Ayrıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Detay, Teferruat, Tafsilat, İlim, İncelik
- Şüheda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şehitler
- Sanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maruf, Ünlü, Meşhur
- Peşin Fikir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ön Yargı
- Dulda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himaye, Siper
- Ren Geyiği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maral
- Mandepsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyun, Tuzak
- Bindi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Destek
- Boyuna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzunlamasına, Durmaksızın, Aralıksız, Arasız, Ara Vermeksizin
- İstikbal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılamak
- İşaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İz, Alamet, Bel, Belirti, Damga, Delalet, En, Eser, Gösterge, İm, Koku, Nişan, Anlamlı İz
- Müfrit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşın, Aşırı, İfratçı
- Yinelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekrarlamak, Tekrar Etmek
- Parkur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarış Yolu
- Fırtınalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık
- Geri Kalmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geri
- Hizmetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uşak
- Uydurma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzme, Asılsız, Blöf, Derme Çatma, Sahte, Uyduruk, Uydurulmuş, Yalan
- Halihazır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şimdiki Durum, Bugünkü Durum
- Erden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakire, El Sürülmemiş
- Hükmetme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahakküm
- Kontrast kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşıtlık, Karşıt, Tezat
- Sitadiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklıkölçer
- Had kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Kota, Sınır, Terim, Uç
- Acente kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşletme, Temsilci
- Teessüf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımak, Kınamak
- Başkan Yardımcısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadır Muavini
- Nakkal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çenebaz
- Voli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâr, Kazanç, Vurgun
- Berrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duru, Aydınlık, Açık, Temiz, Dupduru, Şeffaf
- Sehpa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darağacı
- Görüşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarenlik Etmek, Sohbet Etmek; Ahbaplık Etmek; Müzakere Etmek
- Kapsamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havi Olmak, İhata Etmek, İhtiva Etmek, Şamil Olmak
- İshal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürgün, İç Sürme, Ötürük, Amel
- Duru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berrak, Temiz
- Kımıldamayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakin
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü