Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dulda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himaye, Siper - Ekseri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğu, Genellikle
- Süssüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basit, Çıplak, Düz, Sade, Yalın
- Geçici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşıcı, Eğreti, Muvakkat, Muvakkati, Öteri, Sari, Yaya, Yolcu
- Takışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalaşmak, Tutaşmak, İtiraz Etmek, Tartışmak
- Gücenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırık
- Araç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alet, Anahtar, Kayıt, Taşıt, Vasıta
- Turfanda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeni, Faraş
- Bozan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öçürge, Silgi
- Pek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Dayanıklı, Katı, Sağlam, Sert, Sıkı
- Bildik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşina, Belet, Tanıdık, Tanış
- Zorlamasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten, Kolay
- Peş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Art
- Yaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyı, Sahil, Kenar, Semt, Taraf, Yakalık
- Pisi Pisine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşuna
- Berhayat Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşamak
- Ritmik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenli, Tartımlı
- Müstamel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski
- Deprem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket, Sarsıntı, Zelzele, Zerzele, Yer Sarsıntısı
- Hayret Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşmak
- Med kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzatma
- İhmalkârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savsaklık
- Dinamometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç Ölçer
- Harcanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gitmek
- Savruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağınık, Dikkatsiz, Düzensiz
- Şiraze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şerit; Düzen, Çığır
- Külhan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehennemlik
- Muhasır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşatan
- Çift kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkili, Çifte, Eş, Koşa
- Aşama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rütbe, Derece, Kademe, Merhale, Basamak, Adım, Mertebe, Paye
- Elleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyi
- Mahkeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargıevi, Yargı Yeri, Duruşma
- İlla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hele, İlle, Özellikle
- Yekpare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Tek Parça
- Fitnekârlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak
- Cilve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Naz, Eda, İşve, Tecelli
- Tapı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mabut
- Gut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damla Hastalığı, Nıkris
- Dürümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırmak
- Harir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İpek
- Nüsha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskı, Elyazması, Aynı, Benzer, Kopya, Reçete, Sayı, Suret
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü