Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Berrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duru, Aydınlık, Açık, Temiz, Dupduru, Şeffaf - Sabah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gündüz, Sabahleyin, Seher, Yarın
- Mütegallibe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorba
- Nesebî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysal
- Evlilik Akdi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nikâh
- Affetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışlamak
- Doğrulama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasdik, Teslim, Teyit
- Soygun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurgun, Yağma
- Molla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoca, İmam
- Avaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nara
- Didişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraşmak
- Dalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takışmak
- Tele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapan, Tuzak
- Kursak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz
- Kolesterol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödyağı
- Kovcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gammaz
- Yayla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Plato
- Kemalizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atatürkçülük
- Netice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonuç
- Yüzük Oyunu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzük
- Arılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıflık, Sadelik, Saflık
- İskorpit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taş Balığı
- Utanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Ekşimek, Haya Etmek, Korkmak, Sıkılmak, Şişmek
- Adam Sendeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgisiz, Umursamaz, Vurdumduymaz
- Yanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlanma, Şikayet, İlenme, Beddua; Tekrar
- İyice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pir, Sıkı, Yakinen
- Aydınlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıtmak, Işıklandırmak, Tenvir Etmek, Tavzih Etmek, Bilgilendirmek
- Teftiş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetlemek
- Lektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okutman
- Karışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akmak, Bakmak, Dolanmak, Engellemek, İlişmek, Katılmak, Müdahale Etmek
- İftira kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsnat, Kara, Tezvirat, Kara Çalma, Bühtan, Karacılık
- Çevirmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tercüman, Dilmaç, Mütercim
- Ajur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antika
- Bir Örnek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeknesak
- Risk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Riziko, Çekince, Hatar, Tehlike
- Sefalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksulluk
- Feveran Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köpürmek, Parlamak, Sinirlenmek
- Kolcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhafız, Bekçi
- Tırı Vırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Boş, Değersiz
- Meydana Koymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serdetmek
- Durgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sekte
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü