Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Senkron kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşan, Eşzaman, Eşleme - Setir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtme, Gizleme
- Evcil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehlî, Ehlileşmiş Hayvan, Yerli
- Muallim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoca, Okutman, Öğretmen
- Faksimile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdeş basım, Tıpkıbasım
- Menetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadağan Etmek, Yasaklamak
- Alfabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abece, İmcelik, Yazı
- İçtenlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Samimiyet
- Pisboğaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Obur
- Fantastik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşlemsel, Düşsel, Hayal Ürünü, Hayali
- Kaybolma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıp
- Eli Sıkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pinti, Cimri, Hasis
- Vesile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neden, Fırsat, Tav, Anahtar, Bahane, Münasebet, Sebep
- Gezge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakol, Devriye
- Şadlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tören
- Vadeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreli
- Dişçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diş Hekimi
- Hami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözeten, Koruyan, Koruyucu, Kayıran, Kayırıcı, Velinimet
- Zihince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zihnen
- Politikacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyasetçi
- Teslim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pes
- Sadelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalınlık
- Erinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üşenmek
- Azrail kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıcı
- Kesim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma, Bölge, Bölüm, Endam, Kesit, Kısım, Parça, Pazarlık
- Terzilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikmenlik
- Muallime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretmen (Bayan), Bilimci
- Haliyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olduğu Gibi; Doğal Bir Sonuç Olarak, İster İstemez
- Vandöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Satıcı
- Sarkıntılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşma, Tecavüz
- Muhasaraya Almak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek
- Kılıbık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avratağız
- Mukayyet Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetmek, Korumak
- Yetke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuvvet, Velayet, Otorite, Sulta
- Kocalar Evi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huzurevi
- Olabildiğince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oldukça
- Tehdit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözdağı, Korkutma, Zılgıt, Keskenme, Gözdağı Verme, Gözünü Korkutma
- İmza Atmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kol Çekmek
- Bad kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rüzgâr
- Neşeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevinçli, Şad, Şen
- Kisve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü