Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Muallim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoca, Okutman, Öğretmen - Turne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteri Gezisi
- Damarı Bozuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Huysuz, Sinirli
- Dedikodu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Laf, Lakırtı
- Okul Çocuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenci
- Kaybolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yitirmek, Yitmek
- Özbaşına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keyfi
- Sentaktik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözdizimsel
- Sakınmaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Pek, Pervasız, Cesur, Yürekli
- İma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstü Kapalı, Anlamlı, Belirsiz, İham, İşare, Kinaye, İşaretleme, İhsas, İmleme, Anlaştırma, Dolaylı Olarak Anlatma
- Kesintisiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmadan, Tam
- Matbaacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basımcı
- Gözü Pek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılgan, Cesur, Yiğit, Korkusuz
- Köpürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feveran
- Pare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adet, Kısım, Parça, Tane
- Şıkırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydınlanmak, Parlamak
- Berk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katı, Sert, Haşin, Sağlam, Rasin, Kıskıvrak, Tıkız
- Yamyaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırılsıklam
- Tadil Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirmek
- Tereddüt Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duraklamak
- Vıcık Vıcıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumuşaklık
- Etlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semirmek, Şişmanlamak
- Tarik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol
- İzzetinefis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onur, Öz Saygı
- Acılanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılaşmak
- Lanse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yansıtma, Tanıtma
- Yunak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hamam
- Hırslandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızdırmak
- Zikredilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezkûr
- Vatan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurt, Sıla, Memleket
- Sos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salça
- Ummak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklemek, Demek, Sanmak, Ümit Etmek, Düşünmek, Tahmin Etmek, İhtimal Vermek
- Kadavra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceset
- Sıhhatsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlıksız, Kuşkulu
- Sağman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağılan, Sağımlı, Sütlü
- Teist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanrıcı
- Evlatlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besleme
- İvmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabuk Davranmak, Acele Etmek
- Ekşimik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesik
- Pırıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıldamak
- Sürekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daima, Daimi, Daimî, Devamlı, Durmadan, Kalıcı, Temelli
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü