Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sefer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yolculuk, Defa, Kere, Kez, Savaş, Yol, Savaşa Gidiş, Harp - Umutsuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ümitsizlik
- Lens kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mercek
- Komşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitişik, Mücavir
- Azizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muziplik, Şaka
- Kaşımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, İncelemek
- Bedbinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötümserlik
- Bilgisayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kompüter, Elektronik Beyin
- Miyavlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Miyavıldamak
- Balta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nacak
- Saadet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutluluk, Mut, Ongunluk
- Vasıl Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatmak, Ulaşmak, Varmak, Yetişmek
- Gizler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esrar
- Bodyguard kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruyucu
- Moruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlı, Baba, İhtiyar, Koca
- Mesul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorumlu
- Ilgım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serap
- Belkili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtimalî, Muhtemel
- Kumbaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumsal
- Kepez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağ
- Başvurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müracaat Etmek, Gezmek, Gitmek
- Çaresizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umarsızlık
- Tatbik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ameliye, Pratik, Yerine Getirme, Kullanma, Karşılaştırma, Uygulama
- Çaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceht, Gayret, Hız, Sürekli Çalışma
- Bezzaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezci, Manifaturacı
- Yandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakmak
- Yeltek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hercai, Mütelevvin
- Kıyamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afet
- Münkir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkârcı, Yoksayımcı
- Sızlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağlamak, Sızıldanmak, Vızıldamak, Yakınmak, Dert Yanmak, Şikayet Etmek, Tazallüm Etmek, Şekva Etmek
- Müteessir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkilenmiş, Üzülmüş, Üzüntülü, Etkilenen, Yerinmiş, Acımış
- İptidai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkel, İlkokul
- Hayalperest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşsever, Düşlemci
- Yosma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genç, Şen, Güzel, Taze, Fettan (Kadın)
- Meyhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçkilik
- Feminen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadınsı
- Arkasında Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlemek
- İskelet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak, Kuru, Kemik Çatısı, Teşrih
- Sataşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkıntılık
- Çökertmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçürmek
- Depreşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nüksetmek, Canlanmak, Kanamak, Tepmek, Uyanmak, Üstelemek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü