Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sefer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yolculuk, Defa, Kere, Kez, Savaş, Yol, Savaşa Gidiş, Harp - Batarya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pil
- Masif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Som, Çıta
- Kolye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyunbağı, Gerdanlık
- Peyzaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünüm
- Derece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvam, Seviye, Aşama, Ayar, Basamak, Doz, Gömlek, Had, Kadar, Kademe, Merhale, Mertebe, Nokta, Not, Paye, Radde, Rütbe, Tabaka, Termometre, Kerte, Yalım
- Dilbaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşkan, Şuh
- Salmalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otlak
- Oluşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşekkül, Tezahür
- Siyahlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kararmak
- Zeyreklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zekâ
- Müstahak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaraşır, Layık, Hak Etmiş
- İşsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aylak, Boş, Avare
- Yaslı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matemli, Hüzünlü, Acıklı
- Kamplaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölünmek
- Hal Hareket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidiş
- Kanat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kol, Taraf, Yan
- Olabildiğince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oldukça
- Kamera kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınalga, Alıcı, Kameraman, Almaç, Kameriye, Çardak
- Detant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumuşama, Gerginlik Azalması
- Gudde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beze
- Fedakârlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vazgeçmek
- Akça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oldukça Beyaz, Para, Nakit
- Tebliğ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildiri, Çıkış, Maruza, Bildirme, Eriştirme, Değirme
- Düvel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yamuk, Şibih Mün Harif; Devletler
- Ofis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büro, Daire, Yazıhane, İşyeri
- Ukubet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceza
- Tömsü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışbükey
- Değersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adi, Bayağı, Önemsiz, Soysuz, Cılız, Derme Çatma, Döküntü, Hakir, Hasis, Havai, Hor, İçi Boş, Kepaze, Küçük, Müptezel, Vıcık Vıcık
- Apolet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Omçak, Omuzluk
- Haletiruhiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahvaliruhiye
- Eziyet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zulmetmek
- Son kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıbet, Geri, Hudut, Nihai, Nihayet, Olanca, Ölüm, Sınır, Uç, Bitim, Etene
- Ses Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oy Vermek, Rey Vermek
- Endişe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılanmak, Korkmak
- Saymaca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtibari
- Sağmal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağılan, Sağımlı, Sütlü
- Merkeziyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merkezcilik, Özeklik, Merkeziyetçilik
- Mühürlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damgalı
- Navlun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gemi Kirası
- Tatlıca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Hoş, İçten
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü