Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Masif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Som, Çıta - Mübayaa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Satın Almak
- Düzenbaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hilekâr, Hileci, Düzenci
- Gönençli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müreffeh
- Dinlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstirahat, Tatil
- Hissedar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paydaş, Ortak, Paycı
- Dizdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kale Bekçisi
- Akarsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su
- Borç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kredi, Ödev, Ödünç, Vecibe, Deyn, Yükümlülük
- Kabiliyetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeteneksiz, Beceriksiz
- Belletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretmek, Ezberletmek
- Devrilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkılmak
- Orası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ora
- Perukar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berber
- Nostaljik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eslemli
- Muzır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zararlı, Yaramaz
- Derebeylik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feodalite
- Kredi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borç, Güven, İtibar, Para, Saygınlık
- Skolastik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski
- Kepenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pervane
- Aferin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bravo, Yaşa
- Tahtabiti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahtakurusu
- Etekserpen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pasaklı
- Paradoks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelişki, Karşıtlam
- Pertav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılma, Sıçrama, Hız
- Geçerlilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüküm
- Kabin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölme
- Sarhoşluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esriklik
- Şifrelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizimlemek, Kotlamak
- Kiliz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saz
- İfrazat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salgı(lar), İrin
- Bina Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayamak, Kurmak, Yapmak
- Saypa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsraf
- Köy Muhtarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhtar
- Beğenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşlanmak, Tasvip Etmek, Onaylamak, Kabul Etmek, Uygun Görmek, Açmak, Alkışlamak, Bitmek, Tutmak
- Ciltçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücellit
- Jüpiter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erendiz, Müşteri
- Gece Vakti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geceleyin
- Kırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parçalamak, Katlamak, Öldürmek, Azaltmak, Delmek, Haklamak, İncitmek, Kaçmak, Sındırmak, Uzaklaşmak, Yaralamak, Yok Etmek
- Mukteza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekli
- Etene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Eş, Döl Eşi, Meşime, Plasenta
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü