Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Merkeziyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merkezcilik, Özeklik, Merkeziyetçilik - Matrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, Eğlence, Değnek, Gülünç, Hoş
- El Birliği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beraberlik, Birgelik, Dayanışma
- Eziyet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zulmetmek
- Süssüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basit, Çıplak, Düz, Sade, Yalın
- Amal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlemler
- Başvuru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müracaat
- Ufak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük, Mikro
- Üstün Tutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak
- Düldül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı At
- Pencere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cam
- Lodos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güney, Boz Yel, Ak Yel
- Tekessür Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Çoğalmak
- Ahenkli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyumlu
- Yakalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Belirlemek, Paketlemek, Tutmak, Derdest Etmek, Durdurmak
- Kaymış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçık
- Möble kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mobilya
- Kutlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebrik
- Muhtar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özerk, Erkin
- Sü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asker
- Konson kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünsüz
- El Gün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkaları, Yabancılar
- Host kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konukçu
- Sürücü Belgesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehliyet
- Kalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Geçmek, Konaklamak, Konmak, Oturmak, Tutmak, Yaşamak, Yetinmek
- Olcay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baht, Talih, İkbal
- Cinlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfkelenmek
- Parantez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayraç
- Kostik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşındırıcı, Yakıcı
- Kaçıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçak, Sızıntı
- Harbiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harp Okulu
- Sivilize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygar
- Duyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı His, Hasse
- Paramparça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hurdahaş, Parça Parça
- Anlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklamak, Aydınlatmak, Açmak, Yorumlamak Açımlamak, Tafsil Etmek, İfade Etmek, Beyan Etmek, Göstermek, İzah Etmek, Nakletmek, Söylemek
- Sosyolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumbilimci
- Celi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık, Aşikâr, Parlak
- Zabıtname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutanak
- Denizköpüğü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lüle Taşı
- Samimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Candan, Halisane, İçli Dışlı, İçten, Senlibenli
- Ayaklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyam Etmek, Kalkışmak, Başkaldırmak, İsyan Etmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü