Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Apolet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Omçak, Omuzluk - Müzelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Köhne
- Terslenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlanmak
- Mercan Balığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mercan
- Tiksinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nefret
- Aferist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalavereci, Çıkarcı
- Kırkmerdiven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dik Yokuş
- Uyuşmazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsizlik, Anlaşmazlık, İhtilaf, Zıddiyet
- Deveran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaşım, Dönme
- Abır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giyim, Haya, Haysiyet, Hürmet, Kadir Kıymet, Kıyafet, Şeref, Üst Baş
- Hatun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayan, Eş, Hanım, Kadın, Zevce
- Unsur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleman, İlke, Unsur, Faktör, Öğe, Uzuv
- Silindir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kubur, Yuvak
- İaşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçim, Boğaz, Beslem
- Bilirkişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzman, Eksper, Ehlihibre, Ehlivukuf
- El Gün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkaları, Yabancılar
- Fütur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezginlik, Usanç, Umutsuzluk
- Anlaşılan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belli, Galiba, Mahsus, Muhtemelen
- Edinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlamak, Sahip Olmak, Kazanmak, Olmak, Yapmak, İktisap Etmek
- Etüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırma, İnceleme, Mütalaa, Müzakere, Ek Çalışma, Ek Ders
- Rastlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görmek, Karşılaşmak, Rast Gelmek
- Gönül Belası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dert
- Mizaçsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatsız
- Şair kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ozan, Koşukcu
- Emir Subayı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaver
- Dalgalandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savurmak
- Mukataa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesim
- Ağrılı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımak
- Tatsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavan
- Çevrinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavaf Etmek
- Kasavet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygı, Sıkıntı, Tasa, Üzüntü
- Cevahirci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuyumcu
- Mahdum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oğul, Erkek Evlat
- Çekik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batık
- Keser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerki
- Çokeşlilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Poligami
- Sömestr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarıyıl
- Uymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağdaşmak, Dinlemek, Gelmek, Yaraşmak, Tabi Olmak, Tebaiyet Etmek, Denk Gelmek
- Görenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Töre, Âdet, Görgü
- Şaplak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokat
- Zamk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutkal, Yapışkan
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü