Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
San kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mertebe, Şan, Şöhret, Unvan, Ün - Sak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sap, Uyanık, Gözü Açık, Müteyakkız
- Yaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyı, Sahil, Kenar, Semt, Taraf, Yakalık
- Savaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuruş, Cenk, Harp, Kavga, Muharebe, Mücadele, Sefer, Uğraşma, Didişme
- Savrukluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikkatsizlik
- Çekimser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitaraf, Müstenkif
- Tehlikeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Ciddi, Korkulu, Kötü, Netameli
- Ön Gün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arife
- İktisap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanım, Edinim
- Sıralamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saymak, Sıraya Koymak
- Şelâle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağlayan, Çavlan
- Maceraperest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serüvenci
- Bucak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açı, Kasaba, Kenar, Köşe, Nahiye, Yer, Zaviye
- Ali Tahsil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lisans, Yükseköğretim
- Tabaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sepilemek
- Örgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Triko, Şebeke, Ağ, Örme, Yapı
- Deminden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demin
- Çecik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çivi, Halka
- Kayınpeder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynata
- Hayâlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılgan, Utangaç
- Katışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harç, Karışık, Karma, Melez, Mahlut
- Tepme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekme
- Şamar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokat, Şapalak
- Tesviye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödemek, Vermek
- Sitayiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övme, Övüş
- İskemle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sandalye
- Savruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağınık, Dikkatsiz, Düzensiz
- Tayfa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşiret, Hizip, Oymak, Uşak, Yardakçı, Koşuntu, Maiyet
- Muhalefet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşıtlık, Yanazlık
- San kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mertebe, Şan, Şöhret, Unvan, Ün
- Dökmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıtmak, Açıklamak, Açığa Vurmak, Bırakmak, Boşaltmak, Düşürmek, Harcamak, İfşa Etmek, Kullanmak, Ödemek, Saçmak, Salmak, Sarf Etmek, Serpmek, Söylemek, Taşımak, Yakmak
- Haykırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağırmak, Seslenmek, Bağırmak,
- Göz Doktoru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözcü
- Kambur Zambur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kambur
- Yaslanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak, Güvenmek
- Zorunluluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecburiyet, Zorunluk, Zorunlu Olma, Mecburluk, Mecburilik, Zaruret, Iztırar, Zarurilik
- Ağabey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abi, Aka, Ağa, Efe
- Işılak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıltı
- Odunsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri, Kaba
- Yerleşim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İskân, Yurtlanma
- Emektar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü