Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kambur Zambur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kambur - Ferda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erte; Gelecek Zaman, Yarın
- Çatal Yürekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cesur, Korkusuz
- Feraset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış, Kavrayış, Sezgi, Zekâ
- Nispeten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oranla, Biraz, Göre, Oldukça, Yanında, Bir Dereceye Kadar, Şöyle Böyle
- Tavış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ses, Ün
- Eğleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Eğlenmek, Kalmak, Yaşamak, İkamet Etmek, Tevakkuf Etmek
- Tamtakır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bomboş
- İane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağış, Yardım
- Yağmacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapulcu
- Yaygara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağırtı, Çığırtı, Ses, Şikayet
- Başmal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sermaye
- Bedel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, Karşılık, Fiyat, Kıymet, Denk, Eşit
- Nümayende kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delege, Temsilci
- Jüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Telis
- Mezür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçü
- Merhamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıma
- Ahize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıcı, Kulaklık, Almaç, Destek
- Memat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölüm
- Oyalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldanmak, Avunmak, Beklemek, Eğlenmek, Sallanmak
- Tepelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eziştirmek, Hırpalamak, Yakşıca Dövmek
- Teoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinbilim
- Havali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Dolayı, Bölge, Yöre
- Uygun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elverişli, İyi, Makul, Munis, Mutabık, Muvafık, Münasip, Müsait, Şayan, Şık, Tatminkâr, Usturuplu, Yarar, Yaraşıklı, Yerinde, Yakışır, Yaraşır, Uz, Yararlı
- İmamkayığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabut
- Yabanıllık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vahşet
- Dış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünya, Hariç
- Hatırlamamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Unutmak
- Lösemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kan Kanseri
- İtlaf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürmek, Yok Etmek
- Flaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözde, Ünlü
- Plaçkacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapulcu
- Markaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gölgeleme, Adam Tutma
- Saik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtki, Sebep, Neden, Güdü
- Olgunlaşmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetişkin
- Demagog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halk Avcısı, Halk Dalkavuğu
- Salınım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Raks
- Yıkımlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahribat
- Otopsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açma
- Darlaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tazyik
- Tevzi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağıtma, Üleştirme, Tevziat, Yaydırma, Yayma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü