Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Savruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağınık, Dikkatsiz, Düzensiz - Vüsat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genişlik, Uzam
- Feza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök, Uzay
- Parfüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel Koku
- Tınaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığın
- Varidat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelir, Gelirler
- Malûl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sökel, Engelli, Sakat, Şikest
- Bir Araba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fazla
- Dinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitmek, Dayanmak, Durmak, Kesilmek
- Zayi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıp, Yitik, Boş, Yararsız
- Etil Alkol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alkol
- Açıkça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık, Aşikâre, Net, Alenen, Düpedüz
- Haksever kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrucu
- İhtiyat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınmak
- Küçük Bacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kardeş
- Yaprak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varak
- Fren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durduraç, Eğleç
- Erik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alça, Kayısı
- Paniklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürkmek
- Tökezmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tökezlemek
- Etnik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budunsal, Irksal, Kavmi
- Tutarık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sara
- Kinaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaylama, Değinmece, İma, Kerçeme
- Testis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşak, Erbezi, Torba
- Başörtü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş Örtüsü
- Hükümdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halife, Padişah
- Hijyenik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlıklı, Temiz
- Samanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merek
- Fidan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikme Fidye
- Talebelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrencilik
- Mukavelename kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözleşme
- Tebaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyruk, Vatandaş
- Çakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurmak, Anlamak, Sezinlemek, Bilmek, Mıhlamak, Saplamak
- Mutantan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkemli
- Tabiat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğeni, Doğa, Haslet, Huy, Karakter, Mizaç, Yaradılış, Zevk
- Cihet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semt, Taraf, Yan, Yön
- Üleştirmeler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevziat
- Sıbyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çocuk
- Computer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisayar
- Akide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanç
- Eş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Aile, Arkadaş, Avrat, Bayan, Benzer, Bey, Bir, Ehil, Emsal, Er Avrat, Familya, Hanım, Harem, Hatun, Karı, Kişi, Koca, Koşa, Kuma, Ortak, Tay, Yoldaş, Benzeri, Hayat Arkadaşı, Refik, Refika, Etene
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü