Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Muarefe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanışma - Maske kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peçe
- Katman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kat, Tabaka
- Sakız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiklet, Ak Reçine
- Veznin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Ağırbaşlı, Ciddi, Ilımlı, Oturaklı, Vakur
- Efendi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terbiyeli, Ağırbaşlı, Kibar, Saygılı, Bey, Koca, Nazik, Çelebi, Sözü Ve Kılığı Yerinde, Saygıdeğer, İnce
- Aracılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delalet, Tavassut, Vasıta
- Sızmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Sıvışmak, Yayılmak
- Tabir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlatım, Deyim, İfade, Yorma, Yorum
- Çeper kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çit, Zar, Cidar
- Mezarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabristan, Gömütlük, Sinlik
- Gülümseyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütebessim
- Özgesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öbürü
- Outsider kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışpaydaş
- Odak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merkez, Mihrak, Özek
- Somaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Porfir
- Eşleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftleşmek
- Zir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alt, Aşağı
- Yalkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birey, Fert; Kendi Başına, Münferit
- Zahmetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emeksiz, Çabasız, Kolay
- Talancı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapulcu
- Polis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolluk, Kollukçu, Zabıta, Sakçı
- Vızıldanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlanmak, Yakınmak
- Bukağılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilek
- Zımnen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alttan Alta, Kapalıca, Dolayısıyla
- Elem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrı, Acı, Üzüntü, Dert, Keder
- Lanetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melun
- Karye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köy
- Sürüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Revaç, Tedavül, Versiyon, Emisyon
- Münasebet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Gerekçe, İlişik, İlişki, Neden, Sebep, Temas, Vesile, Bağıntı, İlgi, Yakınlık, Uygunluk
- Kaşınma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuz
- Test Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denemek, Ölçmek, Sınamak
- Takdimcilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunuculuk
- Asker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Er, Çeri, Süer, Mehmetçik
- Zeng Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Telefon Etmek
- Etnik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budunsal, Irksal, Kavmi
- Davranış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eda, Fiil, Gidiş, Hâl, Hareket, İş, Muamele, Tavır, Teamül, Tutum
- Sınırdaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemhudut
- İrade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteme, Buyruk, Dilek, İstek, Buyrultu, İstem, İstenç
- Kerh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tiksinme, İğrenme; İstemeyerek, Zorla
- Devran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baht, Çağ, Dünya, Kader, Talih, Zaman, Yaşam Ve Evren
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü