Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yeltek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hercai, Mütelevvin - Meleke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeti, Yatkınlık, Yordam
- Otosansür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdenetim
- Mukataa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesim
- Yaldızlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezhip
- Ulama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlama, Ek, İlave, Katkı
- Sığınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İltica Etmek, Barınmak
- Acemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toy, Bilgisiz, Deneyimsiz, Yabancı, Amatör, Müptedi, Tor
- Sabah Erkenden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seher Tezden
- Ölçülülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtidal, Ölçülü
- Atasözü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darbımesel, Sav
- Kelek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Foya
- Haset Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıskanmak
- Kapkaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla Alan, Gaasıp
- Yıldırımlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paratoner
- Özvarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nefis
- Tebriye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aklamak
- Nümayiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteri, Gösteriş
- Seslenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağırmak, Çığırmak, Haykırmak, Ünlemek, Hitap Etmek
- Takip Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Gelmek, Gütmek, İzlemek, Kovalamak, Tutturmak, Yetişmek, Ardılmak, Artlamak, Kovuşturmak
- Dinlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstirahat, Tatil
- Gittikçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedricen
- Talim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretim, Alıştırma, Yetiştirme
- Engin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş, Vasi; Açık Deniz
- İhtişamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkemli
- Hakan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kağan
- Saltık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salt, Mutlak; Azat, Hür
- Fıtık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavlıç, Yarımlık
- Yelkenli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yelken
- Başkâtip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başyazman
- Zelil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hor Görülen, Aşağılanan
- Üşenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gevşeklik, Tembellik
- Hudut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serhat, Sınır, Son, Uç, Ayırnak, Buç
- Panter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pars
- Hastalanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasta
- Taraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cephe, Cihet, Kanat, Nazır, Semt, Veçhe, Yaka, Yan, Yer, Yön, Yöre, Yüz, Taman, Bölge,
Bölüm, Kat
- Mahzun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüzünlü, Üzgün, Tasalı
- Üstüne Almak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklemek
- Varsayım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faraziye, Hipotez
- Kelime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lafız, Lügat, Söz, Sözcük
- Döl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çocuk, Evlat, Nesil, Tohum, Yavru, Zürriyet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü