Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kros kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kır Koşusu - Hayıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haksızlık
- Üzeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üst, Beden, Boyun, Giysi, Kimlik, Satıh, Varlık, Vücut, Yüz, Yüzey
- Hırlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mırıldamak
- Uzanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Nitelik, Ölçü, Özellik
- Rezonans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titreşim
- İmar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abadanlık, Abatlık, Bayındır, Bayındırlık
- Kokuşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tefessüh
- Edisyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basım, Baskı
- Yara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acı, Cerahat, Dert, Üzüntü, Gedik, Yarık, Delik, Zede
- İmansızca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnançsızca, Acımasızca
- Diretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnmek
- Bağırsak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç
- Mahrut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koni
- Salim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esen, Sağlam, Sakin
- Küsmüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küs
- Ram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyun, Eğen
- Bunamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hariflemek
- Fut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayak
- Soya Çekim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıtım
- Hekim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doktor, Tabip, Sagan, Atasagun, Otacı, Sağbilge
- Barışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma
- İlkyaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkbahar, Bahar
- Ari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak, Hür, Özgür
- Egemenlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâkimiyet, Hükümranlık, Buyruk, Hüküm
- Nohut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezelye
- İntibak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyma, Uyarlama
- Atak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevik, Hareketli, Girişken, Cüretkâr, Geveze, Atılım, Saldırı, Saldırış, Hücum, Hamle, Akın, Yiğit
- Santralci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Santral
- Bendegân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullar, Köleler
- Tabiplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağaltmanlık, Hekimlik
- Bağışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muaf
- Müzaheret Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Desteklemek
- Işıldayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak
- Kapılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek, Müncezip Olmak
- Foya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kusur, Açık, Fırıldak, Hile, Kelek
- Erkete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikiz
- Cilalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak, Süslü
- Bitmeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz, Tükenmez
- Kült kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapma, Tapınma; Din; Dinsel Tören, İbadet, Ayin
- Diriğ Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esirgemek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü